Türkiye Hemofili Derneği ve Hemofili Dernekleri Federasyonu işbirliğiyle düzenlenen “22. Uluslararası Hemofili Kongresi”, İstanbul Üniversitesi’nde başladı. Kongre, kalıtsal kanama bozuklukları ve tedavi yöntemlerinde yaşanan son gelişmelerin paylaşılması için hastaları, hasta yakınlarını ve sağlık uzmanlarını bir araya getirdi.
Prof. Zülfikar: “Hem hastalar hem de uzmanlar aynı programda”
İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, kongreye ilişkin yaptığı açıklamada kalıtsal kanama bozukluklarının doğuştan itibaren devam eden genetik hastalıklar olduğuna dikkat çekti.
Hemofilinin yanı sıra Von Willebrand ve diğer faktör eksikliklerinin de aynı kapsamda ele alındığını belirten Zülfikar, kongrenin en önemli özelliğinin karma bir yapı taşıması olduğunu vurguladı:
“Derdi çeken, kanama bozukluğu olan herkes ve onların aileleri bu kongreye geliyor. Hematoloji, ortopedi, fizik tedavi, diş hekimliği ve hemşirelik gibi pek çok uzmanlık alanı bir arada.”
Zülfikar, damardan ilaç uygulamalarının zorlukları nedeniyle yeni geliştirilen deri altı ve aşı formundaki tedavilerin hastalar için umut verici olduğunu söyledi.
Prof. Kavaklı: “Gen tedavisi yüzde 80 oranında başarılı”
Hemofili Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise gen tedavisinde önemli mesafeler kaydedildiğini belirterek, yüzde 80 başarı oranına ulaşıldığını, ancak bu tedavilerin yüksek maliyet nedeniyle en az 5 yıl sonra gündelik kullanıma girebileceğini ifade etti.
Kavaklı ayrıca, hastaların şu anda SGK kapsamında ücretsiz erişebildikleri damar yoluyla kullanılan faktör ilaçlarının hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çekti. Yeni geliştirilen deri altı ilaçların ise kullanım kolaylığı açısından büyük avantaj sağladığını, fakat geri ödeme sistemine girmesinin zaman alacağını dile getirdi.
422 katılımcı, 185’i hasta ve hasta yakını
İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen kongreye 422 katılımcı katıldı. Bunların 185’i hasta ve yakınlarından oluşurken, geri kalan bölümünü sağlık çalışanları ve akademisyenler oluşturdu.
Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, ABD ve Tayland gibi ülkelerden konuşmacıların da yer aldığı kongrede elde edilen bilgilerin Sağlık Bakanlığı ve SGK ile paylaşılacağı bildirildi.

