Tiroid hormonlarının yetersizliğiyle ortaya çıkan hipotiroidinin, vücutta birçok sistemi etkileyen ciddi bir hastalık olduğunu belirten Topaloğlu, bu durumun genellikle kadınlarda görüldüğünü ve doğurganlık çağındaki bireylerde dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Topaloğlu, boynun alt kısmında yer alan tiroid bezinin, metabolizmayı düzenleyen hormonlar salgıladığını hatırlatarak, “Tiroid bezinin yeterli hormon üretememesi metabolizmayı yavaşlatıyor ve bu durum saç dökülmesinden ödem artışına, kilo alımından cilt kuruluğuna kadar pek çok belirtiyle kendini gösterebiliyor” dedi.
“Gebelikte Tedavi Şart”
Özellikle gebelik döneminde hipotiroidinin kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını söyleyen Topaloğlu, “Doğurganlık çağındaki kadınlarda bu hastalığın teşhis ve tedavisi çok önemli. Gebelik sırasında tedavi edilmediğinde bebekte zihinsel ve fiziksel gelişim sorunları görülebilir” ifadelerini kullandı.
Hastalığın en yaygın nedenlerinden birinin bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırmasıyla ortaya çıkan Haşimato hastalığı olduğunu belirten Topaloğlu, “Otoimmün hastalıklar daha çok kadınlarda görülüyor. Bu yüzden hipotiroidi de kadınlarda daha sık rastladığımız bir tablo” diye konuştu.
Hipotiroidinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğine dikkat çeken Topaloğlu, bazı hastalarda ağızdan alınan ilaçların yeterli etki göstermediğini ve bu gibi durumlarda alternatif tedavi yöntemlerine geçildiğini belirtti.
“Damardan Tedaviyle Sağlığına Kavuştu”
Prof. Dr. Topaloğlu, hipotiroidi tanısı alan 50 yaşındaki Perizade Erdoğmuş’un 5 yıldır Bilkent Şehir Hastanesi’nde tedavi gördüğünü aktardı. Uzun süre ağızdan alınan ilaçlarla kontrol altında tutulan hastalığın, bir süre sonra ilaçlara yanıt vermemesi üzerine yeni bir tedavi süreci başlatıldığını anlattı.
Topaloğlu, “Hastamızın ilaç uyumu kontrol edildi, ancak sonuç alınamayınca damardan tiroid hormonu tedavisi başlattık. Alerjik reaksiyon riski nedeniyle gözlem altında tuttuk ve sonuç olarak şikayetlerinde belirgin düzelme sağlandı” dedi.
Hasta Perizade Erdoğmuş ise “5 yıl önce Bingöl’den Ankara’ya tedavi için taşındım. Sürekli yorgunluk, halsizlik yaşıyordum. Tedaviyle birlikte hayatım değişti. Artık çocuklarımla daha rahat ilgileniyorum, günlük işlerimi kolaylıkla yapabiliyorum” sözleriyle yaşadığı süreci anlattı.

