Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Sevil Karaman, yaz aylarında havuz ve deniz kullanımının artmasıyla birlikte çocuklarda “kırmızı göz” olarak bilinen göz enfeksiyonu ve alerji riskinin yükseldiğini belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre Karaman, korunmada en önemli kuralın yüze tam oturan ve ultraviyole (UV) korumalı deniz gözlüğü kullanımı olduğunu vurguladı. Ayrıca hem havuz hem de deniz sonrası gözlerin temiz suyla yıkanması ve şikayet durumunda hekime başvurulması gerektiğini söyledi.
“Deniz de mikroplardan arınmış değil”
Karaman, ailelerin denizi havuza göre daha güvenli görmesinin yanıltıcı olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Bazen aileler denizin daha korunaklı olduğunu düşünüp gözlük kullanmayabiliyorlar. Ama bu yanlış bir inanış. Denizde de mikroplar ve bakteriler var. Evet, havuza göre daha temiz kabul edebiliriz ama denizde de aynı korumaları sürdürmek lazım.”
Gözlük seçiminde dikkat edilecek noktalar
Prof. Karaman, deniz gözlüğü seçiminde şu kriterlere dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti:
Çocuğun yüzüne tam oturmalı, ne sıkmalı ne de boşluk bırakmalı.
Sadece mekanik koruma yetmez, mutlaka UV korumalı olmalı.
Gözlük sürekli takılmalı, çıkarılırken bile özen gösterilmeli.
Her göz kızarıklığı enfeksiyon değil
Karaman, göz kızarıklığının her zaman enfeksiyon veya alerji anlamına gelmediğini belirterek, ayırıcı tanının mutlaka hekim tarafından yapılması gerektiğini söyledi.
Ek olarak, deniz gözlüğünün yanı sıra UV korumalı güneş gözlüğünün de bulundurulması gerektiğini vurgulayan Karaman, “Çocuk, deniz kenarında gözlüğünü çıkarsa bile en azından güneş hassasiyetinden ve yanıklarından korunmalı.” dedi.

