Amerika’da ara seçimler öncesinde Başkan Trump ve kabinesinde nasıl bir hava esiyor?
Amerika ara seçimlerinde (Midterm) yeni bir başkan seçilmez; ancak iktidar ve muhalefet partileri arasındaki güç dengesi doğrudan belirlenir. Bu sebepten dolayı ABD siyasetinde kritik bir yeri vardır. Dört yıllık seçimin ikinci yılına denk gelen bu seçimde Kongre üyeleri ve eyalet yöneticileri belirlenir.
Tam da bu kritik viraj öncesi Trump ve kabinesinin söylemlerinde bir değişiklik var mı, varsa nedir saptamaya çalıştım.

Gündemdeki gelişmelere, son günlerde öne çıkan bir idam haberiyle başlayalım. Bildiğiniz üzere, Çin’de olduğu gibi ABD’de de idam cezası günümüzde uygulanmaya devam etmektedir. Burada sıra dışı olan şey ise İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren ilk defa canlı yayında kurşuna dizilerek bir idam cezasının infaz edileceğinin ABD’de açıklanmasıydı. Savunma Bakanı’nın yaptığı bu açıklama, tam da ABD’yi ikiye bölecek türden bir açıklamaydı. Ancak ilerleyen günlerde her iki partiden (Demokratlar ve Cumhuriyetçiler) gelen tepkilerden sonra Trump, bu idamın canlı olarak yayınlanmayacağını belirtti.

Rusya ile Ukrayna arasında son iki yıldır olduğu gibi yine enerji ateşkesi açıklamaları oldu ancak somut bir sonuç görünmüyor.
Basının Beyaz Saray’ın dışında ek bir binaya taşınabileceği ve ilaç fiyatlarının düşürülebileceği yönünde açıklamalar yapıldı.

Trump kabinesindeki “insan görünümlü varlıklara” benzeyen yöneticiler gündem oldu; aslına bakarsanız bu yöneticiler gerçekten sıra dışı görünümlere sahipler.
İran ve Rusya’ya uygulanacak yaptırımların bir kısmı daha onaylandı; ancak “küresel dengesizlik” yaratacağı iddiasıyla başkanlık yetkisi kullanılarak ek yaptırımların bir kısmı durduruldu. Bu durum, doğal olarak her iki tarafta da tartışmalara yol açtı.

Trump, Avrupa’daki birkaç ülkede gerçekleşen protestolara da laf attı. Bu protestoların çoğu liseli, beyaz gençler tarafından yapılmış olsa da Müslüman göçmenler yine Trump tarafından suçlamaların merkezindeydi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Yemen konusunda ne istersem yapar” dedi…
22 Ekim itibariyle bütün bu açıklamalar, benim gördüğüm kadarıyla dört ana hatta gerçekleşti:
Başka ülkelerin egemenliğini zedeleyen açıklamalar
Göçmen karşıtlığı ve İslamofobi
Birbiriyle çelişen açıklamalar ve geri adımlar
Aslında savunmadıkları ancak oy getirecek vaatler; yüksek ihtimalle yasa olarak onaylansa bile uygulanmayacak olan, halkın refahı adına umut veren açıklamalar.
Bunlardan ilk üçü aslında sürekli Trump’ta şahit olduğumuz söylemler. Sonuncu başlık ise biraz nadir görülmekle birlikte, seçim dönemleri haricinde bu kadar sık karşımıza çıkmıyor. Ara dönemde hedeflediği güce ulaşmaya ihtiyacı olduğu belli olan bir Trump ve kabinesi görüyorum.
Yine “Biz ve Onlar”, “Küresel kriz” ve kutuplaştırıcı açıklamalar iki tarafta da mevcut. Analizimde önceki seçimlere benzeyen bir hava sezdim; yine asıl meseleler halı altına süpürülürken ayrıştırıcı söylemler artmış durumda. Ayrışan bizler de bu siyasete ayak uydurmaya devam ediyoruz.

