Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

ABD’de Üniversitelerde Denge Değişti: Erkekler Neden Geride Kalıyor?

ABD’de erkeklerin üniversite başarısı gerilerken, kadınların yükselişi toplumsal dengeleri ve erkek kimliğini yeniden tartışmaya açtı.

ABD’de erkeklerin üniversite başarısı gerilerken, kadınların yükselişi toplumsal dengeleri ve

ABD’de yükseköğretimde dengeler dikkat çekici biçimde değişiyor. Bugün lisans öğrencilerinin yaklaşık yüzde 60’ını kadınlar oluştururken, lisansüstü diplomaların da yüzde 58’den fazlası kadınlara veriliyor. ABD’de erkeklerin üniversite başarısı ise son yıllarda düşüş eğiliminde.

Bu tablo yalnızca sayısal bir değişim değil; aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir dönüşümün göstergesi. Eğitim seviyesinin yükselmesiyle birlikte kadınlar daha fazla istihdam ediliyor, yönetim kademelerinde daha görünür hale geliyor ve gelir farkı önemli ölçüde kapanıyor. Hatta bazı alanlarda kariyerin başlangıç aşamasında kadınların kazancı erkekleri geçebiliyor.

Erkeklerde Gerileme ve Motivasyon Sorunu

Kadınların ilerleyişine paralel olarak bazı erkeklerin eğitim, kariyer ve hatta ruh sağlığı alanında geride kaldığı görülüyor. Üniversiteye kayıt oranları, ileri derecelere erişim ve iş gücüne katılım gibi başlıklarda erkeklerin oranı düşüşte. Ayrıca erkeklerde intihar ve madde kaynaklı ölümlerde artış yaşanması da dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre bunun arkasında modern ekonominin karmaşık yapısı bulunuyor. Günümüzde eğitim, gelir ve aile yapısı birbirine sıkı sıkıya bağlı. Eğitim seviyesi ekonomik geleceği belirlerken, gelir ilişkileri ve aile kurma ihtimalini etkiliyor; istikrarlı bir aile yapısı ise çocukların eğitim başarısını şekillendiriyor.

Araştırmalar, erkeklerin kendilerini akademik ya da sosyal olarak geri planda gördüklerinde motivasyon kaybı yaşayabildiğini ortaya koyuyor. Bu durum bazı genç erkeklerin eğitimden, uzun vadeli ilişkilerden ve gelecek planlamasından uzaklaşmasına yol açabiliyor.

“Onun Başarısı Benim Başarısızlığım mı?”

Çalışmalar, bazı erkeklerin bilinçaltında kadınların başarısını kendi yetersizlikleriyle ilişkilendirebildiğini gösteriyor. Erkekler dünyayı daha çok “kazanan-kaybeden” mantığıyla değerlendirme eğiliminde olabiliyor. Partnerin başarısı, geleneksel “başarılı erkek” algısıyla çeliştiğinde özgüven üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor.

Bir ankette birçok erkek, en büyük kaygılarından birinin “sevdikleri kadın için yeterli olmamak” olduğunu ifade etti. Bu duygu, genç erkekler arasında görünmeyen ancak yaygın bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor.

İlişkilerde İlginç Bir Paradoks

Toplumsal cinsiyet dengesinin ilişkiler üzerindeki etkisi de dikkat çekici. Erkeklerin sayıca az olduğu ortamlarda seçeneklerin artması, bazı erkeklerin uzun vadeli ilişkilere daha mesafeli durmasına yol açabiliyor. Buna karşılık erkeklerin fazla olduğu ortamlarda rekabet artıyor ve bu durum daha istikrarlı bir kariyer ve ciddi ilişki arayışını teşvik edebiliyor.

Basit ifadeyle; seçenek bolluğu çoğu zaman bağlılığı azaltırken, rekabet bağlılığı artırabiliyor.

Kimlik Arayışı ve Değişime Uyum

Psikologlar, bazı erkeklerin hâlâ geleneksel erkeklik tanımlarına bağlı kaldığını ve değişen dünyaya uyum sağlamakta zorlandığını belirtiyor. Kadınlar daha esnek rol tanımlarına yönelirken, erkeklerin bir kısmı yeni dünyada hangi role sahip olması gerektiği konusunda belirsizlik yaşıyor.

Öte yandan umut verici bir gelişme de var: Yeni kuşak, duygusal kalıpları sorgulamaya daha açık. Uzmanlara göre toplumsal cinsiyet eşitliğinin artması uzun vadede erkeklerin ruh sağlığına da olumlu katkı sağlayabilir.

Ekonomi ve “Gerekli Olma” Hissi

Teknolojinin bazı meslekleri ortadan kaldırması ve iş gücü piyasasındaki belirsizlik, genç erkeklerde yön kaybı hissini güçlendirebiliyor. “Gerekli olmama” duygusu, kimlik krizini derinleştirebiliyor.

Buna rağmen araştırmalar, genç erkeklerin ilişkilerden beklentisinin oldukça net olduğunu gösteriyor: Anlaşılmak, karşılıklı saygı ve ortak deneyimler.

Toplumsal roller hızla değiştiğinde geçiş dönemlerinde karmaşa yaşanması doğal görülüyor. Tarih boyunca büyük dönüşümler, beraberinde kimlik tartışmalarını getirdi. ABD’de erkeklerin üniversite başarısı ve toplumsal konumu üzerine yürüyen bu tartışma da, değişen dünyanın yeni bir yansıması olarak değerlendiriliyor.