Muş’ta ilkbaharda küçükbaş hayvanlarını yüksek rakımlı yaylalara çıkaran göçerler, yaz boyunca süren mesailerinde ürettikleri sütü peynir, tereyağı ve yoğurda dönüştürerek hem kışlık ihtiyaçlarını karşılıyor hem de satış yaparak gelir elde ediyor.
Havanın ısınmasıyla birlikte Şenyala, Arıköy ve Yücetepe yaylalarına çıkan göçerler, günün büyük bölümünü sürülerini otlatmak ve bakımını yapmakla geçiriyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan yoğun mesai, gün batımına kadar sürüyor.

Zorlu yaşam koşulları
Göçerlerden Cebrail Bozkurt, yaz aylarını yaylada, kış aylarını ise Diyarbakır’da geçirdiklerini anlatarak, sabah erkenden hayvanları otlatmaya götürdüklerini, öğle ve akşam saatlerinde ise sağım yaptıklarını söyledi.
Kadınların, at ve eşeklerle yaklaşık 6 kilometre yol kat ederek sağım alanına gittiklerini belirten Bozkurt, “Elde ettiğimiz sütü peynir, tereyağı ve yoğurt yaparak kışlık ihtiyacımızı karşılıyoruz. Fazlasını satarak gelir sağlıyoruz. Bu yıl havalar kurak geçtiği için su kaynaklarımız azaldı. Hayvanlarımıza su bulmakta zorlanıyoruz. Bu yüzden yayladan köye dönüşü önceki yıllara göre daha erken yapacağız.” dedi.
“Hayatımız çadırlarda geçiyor”
On çocuk annesi Leyla Bozkurt ise çocuklarının tamamının yaylada doğduğunu söyleyerek, “Hayatımız yaylada, çadırlarda geçiyor. Yazın buradayız, kışın sıcak bölgelere gidiyoruz. Kışlık peynir, tereyağı ve yoğurdumuzu burada hazırlıyoruz. Hayvancılık çok zor ama başka gelirimiz olmadığı için yapmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Feryaz Ayten de yıllardır hayvancılıkla uğraştığını belirterek, “Ev işleri, yemek hazırlığı, hayvan sağımı… Gün boyu işimiz hayvanlarla. Geçimimizi bu şekilde sağlıyoruz. Zaman buldukça da buradaki kadınlarla bir araya gelip vakit geçiriyoruz.” dedi.
Göçerlerin yaylalardaki mesaisi, hem zorlu doğa koşulları hem de kuraklık nedeniyle bu yıl her zamankinden daha erken sona erecek.

