Dijital oyunlar, yalnızca eğlence amacı taşımaktan çıkarak, bireylerin gerçek hayattan uzaklaşmalarına neden olan yapay sosyal dünyalara dönüşüyor. Anadolu Ajansı’nın “Eğlenceden Bağımlılığa Oyunlar” dosya haberinin ikinci bölümünde, oyunların çevrim içi yapısı, kullanıcı davranışları üzerindeki etkileri ve sosyal ilişkilerdeki dönüşüm ele alındı.
Geçmişte kısa süreli eğlence sunan oyunlar, günümüzde çevrim içi özellikleriyle alternatif bir sosyal ortam haline geldi. Gerçek sosyal çevresi zayıf bireyler için oyunlar, hem kaçış noktası hem de sanal bir sosyal alan sunuyor. Ancak uzmanlara göre bu yapaylık, zamanla bağımlılığa ve sosyal izolasyona neden olabiliyor.
“Gerçek dünya odağımız olmalı”
Stardew Valley’in geliştiricisi Eric Barone, dijitalleşmenin insan yaşamını ruhsuzlaştırdığını belirterek, “Gerçek dünyanın ana odağımız olması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Barone, dijital dünyaların eğlenceli oyuncaklar olabileceğini, ancak hayatın temelinin bu sanal ortamlarda kurulmasının insan psikolojisine zarar vereceğini vurguladı.
Bağımlılığa giden süreç
Anonim Oyun Bağımlıları gönüllülerinden Scott J., video oyunlarının kendisine kaçış imkanı sunduğunu ve bu nedenle bağımlılığa sürüklendiğini anlattı. 1980’lerde oyunların çevrim içi olmadığını ve bu nedenle sınırlı etki yarattığını belirten Scott, günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte oyunların daha ikna edici ve bağımlılık yapıcı hale geldiğini söyledi.
Sosyal ilişkilerin sanal evrimi
Araştırmalar, çevrim içi oyunların oyuncular arasında güçlü bağlar kurduğunu gösteriyor. Oyuncuların büyük bölümü oyun ortamlarında samimi arkadaşlıklar geliştirdiğini ifade ediyor. Ancak bu durum, gerçek dünyadaki sosyal ilişkilerin yerini sanal etkileşimlerin almasına neden olabiliyor.
Sosyal açıdan kendini zayıf hisseden bireylerin çevrim içi anonimliği bir avantaj olarak görmesi, oyunlara olan ilgiyi artırıyor. Ancak uzmanlar, bu sosyal alanların kalıcı dostluklar sağlamadığını ve yalnızlığın hem neden hem sonuç olarak oyunda daha fazla vakit geçirmeye neden olduğunu belirtiyor.
“Oyunlar hayatıma yön verdi”
İngiltere‘de “Mario” takma adıyla tanınan eski bir oyun bağımlısı ise, oyunların hayatının birçok yönünü etkilediğini dile getirdi. Sosyal anlamda oyunlardan bir bağ kurmadığını ifade eden Mario, geçmişte oyunlara aşırı zaman ayırmanın kişisel gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi. Mario, oyunların aile ile bağ kurmak için bir araç olarak da kullanılabileceğini, ancak bireyin dengeyi sağlaması gerektiğini vurguladı.
Oyunların sunduğu yapay gerçeklik, bireylerin yaşamla olan bağını zayıflatırken, sosyal medya ve çevrim içi içerikler aracılığıyla bu dünyadan kopmalarını daha da zorlaştırıyor.

