Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul’da düzenlenen 2. İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, katılım finans sektörünün Türkiye’de son 10 yılda büyük bir ivme kazandığını vurguladı.
Karahan, katılım finansın bankacılık sektörü içerisindeki payının %5,3’ten %8,3’e çıktığını belirterek, “Bu hızlı büyüme temposu, sektöre olan artan talebi ortaya koyuyor. Yeni girişlerle birlikte rekabet artıyor, bu da finansal kapsayıcılığı güçlendiriyor.” dedi.
Katılım Finans, KOBİ’lerin Finansmanında Öne Çıkıyor
Sektörün finansman olanaklarını ağırlıklı olarak KOBİ’lerin kullandığını dile getiren Karahan, altın hesapları gibi ürünlerle yastık altı tasarrufların ekonomiye kazandırıldığını ifade etti.
TCMB’den Katılım Finansa Özel Likidite Araçları
Karahan, TCMB olarak likidite ve makro ihtiyati çerçevenin güncellendiğini, katılım finansın iş modeline uygun düzenlemeler yapıldığını anlattı.
“Katılım bankalarının, açık piyasa işlemlerine konvansiyonel bankalarla eşit erişimini sağladık. Ayrıca zorunlu karşılık ödemelerinde ve TCMB kredi programlarında farklılaştırma yaptık.”
Ayrıca, döviz cinsi ters swap işlemlerinin ileride tekrar devreye alınabileceğini ve yatırım taahhütlü avans kredileri (YTAK) gibi programlara katılım bankalarının da aracılık edebildiğini söyledi.
Küresel Büyüme Sürerken Türkiye’nin Payı Artıyor
Karahan, küresel İslami finans varlıklarının 3,9 trilyon dolara ulaştığını belirtirken, Türkiye’nin bu pazardaki büyüme potansiyeline dikkat çekti.
“Türkiye, İslami bankacılık varlıklarında %3, kamu sukuk ihracında %4,1 ve özel sukuklarda %22,5 paya sahip. Bu oranlar, Türkiye’nin sektördeki potansiyelini gösteriyor.”
Uluslararası İşbirliğiyle Sukuk Piyasası Genişliyor
Karahan, Uluslararası İslami Likidite Yönetimi Kuruluşu (IILM) aracılığıyla kısa vadeli sukuk ihraçlarının derinleştiğini belirterek, 2013’ten bu yana toplamda 120 milyar dolarlık ihraç gerçekleştirildiğini açıkladı.

