İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin dikkat çeken şartlarını kamuoyuna açıkladı. Netanyahu, herhangi bir anlaşmanın İran’ın tüm nükleer altyapısının tamamen sökülmesini içermesi gerektiğini söyledi.
Netanyahu’nun açıklamaları, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin İsviçre’ye giderek ABD ile ikinci tur nükleer görüşmelere katılmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.
“Tüm Zenginleştirilmiş Malzeme İran’dan Çıkarılmalı”
ABD’de düzenlenen Amerikan Yahudi Kuruluşları Başkanları Konferansı’nda konuşan Netanyahu, geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye atıfta bulundu. Netanyahu, Trump’a üç temel şart sunduğunu belirtti.
Buna göre ilk şart, İran’daki tüm zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması. İkinci şart ise yalnızca zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması değil, bu süreci mümkün kılan tüm ekipman ve altyapının tamamen sökülmesi. Üçüncü başlık olarak da İran’ın balistik füze programının çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Netanyahu ayrıca, İran’ın nükleer programına yönelik “gerçek ve etkili” denetimler talep ederek, önceden haber verilen sembolik teftişlerin yeterli olmayacağını ifade etti.
Washington’da Görüş Ayrılığı
Netanyahu’nun açıklamaları, Trump ile Washington’da gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından kamuoyuna yansıyan ilk detaylar oldu. İki lider, Trump’ın yeniden göreve dönmesinden bu yana yedinci kez bir araya geldi.
Trump, görüşme sonrası yaptığı açıklamada İran konusunda “nihai” bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varılmadığını, ancak müzakerelerin sürdürülmesinde ısrarcı olduğunu belirtti. ABD basınında yer alan haberlere göre iki lider, İran’ın nükleer silah kapasitesine sahip olmaması gerektiği konusunda hemfikir olsa da, bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.
Netanyahu’nun, “iyi bir anlaşma mümkün değil” değerlendirmesine karşılık Trump’ın “denemeye değer” yaklaşımı benimsediği öne sürüldü.
Bölgesel Gerilim Tırmanıyor
ABD ile İran arasında diplomasi yeniden canlanırken, bölgedeki askeri hareketlilik dikkat çekiyor. Trump yönetimi, İran’daki hükümet karşıtı gösterilere yönelik sert müdahaleleri gerekçe göstererek bölgeye uçak gemisi gönderdi. Ardından ikinci bir uçak gemisinin de Orta Doğu’ya sevk edileceği açıklandı.
Trump, İran’da olası bir yönetim değişikliğinin “en iyi senaryo” olabileceğini dile getirirken, anlaşma sağlanamaması durumunda askeri seçeneklerin masada olduğunu ima etti.
İran ise herhangi bir saldırıya karşılık vereceğini ve Orta Doğu’daki ABD üslerini hedef alacağını duyurdu. Tahran yönetimi, nükleer silah üretme niyetinde olmadığını savunurken, yaptırımların kaldırılması karşılığında programına sınırlamalar getirilmesini görüşmeye açık olduğunu belirtiyor. Ancak balistik füze programının müzakere konusu yapılmasını kesin biçimde reddediyor.
Süren diplomatik temaslara rağmen karşılıklı sert açıklamalar, bölgede daha geniş çaplı bir çatışma ihtimaline dair endişeleri artırmış durumda.

