İran ile ABD’li yetkililer Umman’da diplomatik temaslarını sürdürürken, Tahran’dan dikkat çekici bir askeri hamle geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkenin en gelişmiş uzun menzilli balistik füzesi olan Khorramshahr-4’ün stratejik bir üsse konuşlandırıldığını ve resmen muharebe görevine alındığını açıkladı.
İran devlet televizyonu PressTV tarafından duyurulan gelişme, söz konusu füzenin İran savunma doktrinine tam olarak entegre edildiğini ortaya koydu.
2 Bin Kilometre Menzil, Yüksek Taşıma Kapasitesi
Askeri kaynaklara göre Khorramshahr-4 balistik füzesi yaklaşık 2.000 kilometre menzile sahip. Füzenin 1.500 kilogram ağırlığında yüksek patlayıcı savaş başlığı taşıyabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu teknik özelliklerin bölgedeki askeri dengeleri doğrudan etkileyebilecek kapasitede olduğuna dikkat çekiyor.
İran balistik füze hamlesi, özellikle Orta Doğu’daki ABD üsleri ve müttefik ülkeler açısından yakından takip ediliyor.
Umman’daki Kritik Temaslarla Eş Zamanlı
Füzenin devreye alınması, ABD Başkanlık Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Umman’da bir araya geldiği hassas bir döneme denk geldi.
Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği masaya yatırılırken, Washington ve Tahran’dan karşılıklı sert mesajlar gelmeye devam ediyor.
Trump’tan Sert Uyarı Mesajları
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik baskıyı artıran açıklamalarını sürdürdü. Trump, bölgeye “büyük bir donanmanın” ilerlediğini duyurarak, Tahran’ın nükleer silahlardan tamamen vazgeçmesini içeren bir anlaşma beklentisini dile getirdi.
Trump, olası bir anlaşmazlık durumunda şu ifadeleri kullandı:
“Bir anlaşmaya varılmaması halinde, gelecekteki herhangi bir ABD saldırısı öncekilerden çok daha yıkıcı olacaktır.”
Bölgesel Tansiyon Yükseliyor
Uzmanlar, İran’ın bu askeri hamlesinin diplomatik müzakerelerde el yükseltme amacı taşıdığını değerlendiriyor. Füzenin resmen göreve alınması, İran’ın hem caydırıcılık kapasitesini vurguladığı hem de ABD’ye net bir mesaj verdiği şeklinde yorumlanıyor.
İran balistik füze hamlesi, önümüzdeki günlerde Orta Doğu’da diplomatik ve askeri gerilimin daha da artabileceğine işaret ediyor.

