Türkiye, 6 Şubat 2023’te yaşanan ve “asrın felaketi” olarak anılan depremlerin üçüncü yılında hâlâ yaralarını sarmaya çalışıyor. Kahramanmaraş merkezli 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki iki büyük deprem, aralarında Hatay, Adıyaman, Malatya ve Gaziantep’in de bulunduğu 11 ilde büyük yıkıma yol açtı. Resmi verilere göre 53 bin 725 kişi yaşamını yitirirken, 107 binden fazla yurttaş yaralandı. Milyonlarca insanın hayatı ise bir gecede geri dönülmez biçimde değişti.
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, bölgede hâlâ bulunamayan cenazeler ve kimliksiz mezarlar en ağır gerçeklerden biri olarak duruyor. Yakınlarını kaybeden binlerce aile, yalnızca yas tutmakla kalmıyor; aynı zamanda adalet arayışını da sürdürüyor. Açılan deprem davalarında bazı sanıkların “iyi hâl indirimi” alması ya da beraat etmesi, mağdur ailelerin tepkisini artırıyor.
Konteyner Kentlerde Üçüncü Yıl
İçişleri Bakanlığı’nın Nisan 2023’te yaptığı açıklamaya göre, deprem sonrası 345 noktada çadır kent, 305 noktada ise konteyner kent kuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2024 yılı başında yaptığı açıklamada deprem bölgesine 1 milyon çadır gönderildiğini, 215 bini aşkın konteyner kurulduğunu ve yüz binlerce haneye kira desteği sağlandığını duyurdu.
Ancak Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2026 raporu, tabloyun hâlâ ağır olduğunu ortaya koydu. Rapora göre 360 binden fazla kişi, depremin üçüncü yılında da konteynerlerde yaşamını sürdürüyor. En fazla konteyner nüfusunun bulunduğu il Hatay olurken, onu Malatya ve Kahramanmaraş izliyor. Kent merkezlerinde olduğu kadar kırsal alanlarda da konteyner yaşamı devam ediyor.
Göç, İşsizlik ve Yoksulluk
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Göç Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin raporuna göre depremden etkilenen illerde 14 milyonu aşkın kayıtlı yurttaş bulunuyor. Depremin ilk haftalarında milyonlarca kişi bölgeden ayrılmak zorunda kaldı. Aradan geçen sürede geri dönüşler yaşansa da işsizlik, düşük gelir ve barınma sorunları bölge halkının temel gündemi olmayı sürdürüyor. Kişi başına düşen gelir artış göstermesine rağmen Türkiye ortalamasının altında kalıyor.
Yıkımın Boyutu ve İmar Tartışmaları
Resmi raporlara göre depremden etkilenen 11 ilde 35 binden fazla bina yıkıldı, yüz binlerce yapı ağır ya da orta hasar aldı. Yıkılan binalar arasında konutların yanı sıra hastaneler, okullar ve tarihi yapılar da bulunuyor. Orta hasarlı binalarla ilgili süreçler ise hâlâ tamamlanmış değil.
Öte yandan, imar barışı kapsamında yasal statü kazanan binaların ne kadarının depremde yıkıldığına dair net bir veri açıklanmadı. Meslek odaları ve uzmanlar, bu konudaki şeffaflık eksikliğinin sorumluluk tartışmalarını derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Saat 04.17’de Duran Hayatlar
6 Şubat 2026 sabahı saatler yine 04.17’yi gösterdiğinde, Türkiye’nin dört bir yanında binlerce insan depremlerde kaybettiklerini andı. Enkaz altından çıkarılamayan cenazeler, konteyner kentlerde süren hayatlar ve sonuçlanmayan davalar, üçüncü yılda da depremin Türkiye için kapanmamış bir yara olduğunu bir kez daha gösterdi.

