Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Körfez’de Fırtına Öncesi Sessizlik: Washington ve Tahran Karşı Karşıya

ABD’nin deniz ve hava gücünü bölgeye sevk etmesiyle İran-ABD gerilimi tırmanırken, taraflardan gelen mesajlar açık yüzleşme ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.

ABD’nin deniz ve hava gücünü bölgeye sevk etmesiyle İran-ABD gerilimi

Ortadoğu’da tansiyon yeniden yükseliyor. Amerika Birleşik Devletleri, son haftalarda bölgedeki askeri varlığını dikkat çekici biçimde artırırken, İran bu hamleye savunma sistemlerini güçlendirerek ve sert mesajlar vererek karşılık veriyor. Uzmanlara göre taraflar, topyekûn savaştan kaçınmaya çalışsa da güç gösterileri bölgeyi son derece kırılgan bir noktaya taşıdı.

ABD’nin “Armada” Yığınağı

Washington yönetimi, CENTCOM sorumluluk sahasına uçak gemileri, nükleer denizaltılar, güdümlü füze destroyerleri ve gelişmiş hava filoları sevk etti. ABD Başkanı Donald Trump, bu askeri konuşlanmayı “Armada” olarak tanımlarken, amaçlarının daha büyük bir savaşı önlemek olduğunu savundu.

Bölgede konuşlu unsurlar arasında yüzlerce Tomahawk füzesi taşıyan destroyerler ve Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubu öne çıkıyor. ABD Hava Kuvvetleri de F‑35, F‑15E ve F‑16 filolarının yanı sıra keşif ve yakıt ikmal uçaklarıyla bölgedeki hareketliliğini artırmış durumda.

İran’dan Radar ve İHA Mesajı

Tahran cephesi ise savunma hazırlıklarını kademeli biçimde yükseltiyor. İran Devrim Muhafızları, erken uyarı radarlarını devreye alırken, kamikaze İHA kapasitesine vurgu yapan görüntüler paylaştı. Yayınlanan videolarda, ABD uçak gemilerinin “kolay hedef” olabileceği mesajı dikkat çekti.

Yetkililer, İran’ın hava savunma ağının genişletildiğini ve ülkeyi çevreleyen deniz sahasında kontrolün Silahlı Kuvvetler’de olduğunu vurguluyor. Bu açıklamalar, Tahran’ın özellikle asimetrik savaş kabiliyetine güvendiğini gösteriyor.

Keşif Uçuşları ve Tatbikatlar

Gerilimi artıran bir diğer unsur ise ABD’ye ait stratejik keşif uçaklarının İran savunma sistemlerini izleyen yoğun uçuşları oldu. Uzmanlar, bu tür elektronik tarama faaliyetlerinin genellikle büyük askeri hamleler öncesinde devreye alındığını belirtiyor. Buna karşın bazı analizler, tatbikatların her zaman doğrudan saldırı anlamına gelmeyebileceğine de dikkat çekiyor.

Diplomasi Kapısı Tam Kapanmadı

Tüm askeri hazırlıklara rağmen taraflardan gelen açıklamalar, diplomasinin tamamen rafa kalkmadığını gösteriyor. Washington, güç kullanmak istemediğini vurgularken; Tahran yönetimi de bölgesel istikrarı koruyacak bir siyasi çözüm arayışında olduklarını ifade ediyor.

Ancak sahadaki yığınak, bölgeyi “kontrollü tırmanış” ile “açık çatışma” arasında ince bir çizgide tutuyor. Karşılıklı caydırıcılık hesaplarının bozulması halinde, Ortadoğu’nun son yıllardaki en tehlikeli sürecine girilebileceği uyarıları yapılıyor.