Devrik İran Şahı’nın oğlu Reza Pahlavi, son kırk yılı aşkın süredir kendisini İran’daki rejime karşı muhalefetin lideri olarak tanımlıyor. Sürgünde yaşayan Pehlevi, yıllardır İran halkını yönetime karşı ayaklanmaya çağırırken, ülke içinde kayda değer bir toplumsal karşılık bulamadı. Destek tabanı büyük ölçüde diaspora ile sınırlı kaldı.
“Sürgündeki monarşinin koruyucusu” olarak kendini konumlandıran Pehlevi, zaman içinde farklı bölgesel ve küresel aktörlerle temas kurmaya çalıştı. 2000’li yıllarda ABD’deki İsrail yanlısı lobi çevreleriyle ilişki arayışına girdi, İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik kopuş döneminde ise Riyad’a yakınlaşma çabaları dikkat çekti.
Taht Umudundan ‘Profesyonel Muhalefet’e
Reza Pehlevi, ilerleyen yıllarda İran’a dönerek “tahta çıkma” ihtimalinin kalmadığını açıkça dile getirdi. ABD’de kurulu bir hayatı olduğunu belirten Pehlevi, herhangi bir siyasi makama aday olmadığını da kamuoyuna açıkladı.
Ocak 2023’te çevresindeki monarşi yanlısı isimler tarafından başlatılan “Reza Pehlevi benim temsilcimdir” kampanyası, beklenen etkiyi yaratmadı. İran içinde ve dışında yaşayan milyonlarca kişiye rağmen, kampanya sınırlı sayıda destek aldı ve bu durum Pehlevi açısından önemli bir kırılma noktası olarak yorumlandı.
Tel Aviv Ziyareti ve Sertleşen Söylem
Nisan 2023’te Pehlevi’nin Tel Aviv’e yaptığı ziyaret, eleştirilerin odağına yerleşti. İsrail yönetiminden yetkililerle görüşmesi, İran kamuoyunda tepkilere neden oldu. Bu süreçten sonra Pehlevi’nin söylemlerinin daha sert bir çizgiye kaydığı ve İran’a yönelik dış müdahale çağrılarının arttığı değerlendirildi.
Haziran 2025’te İran’a yönelik ABD ve İsrail kaynaklı saldırılar sırasında Pehlevi’nin bu adımları açık şekilde kınamaması, hem İran içinde hem de diaspora çevrelerinde ciddi tepki topladı. Özellikle genç kuşaklar arasında Pehlevi’ye yönelik destek hızla eridi.
Protestolar ve Şiddet İddiaları
Aralık 2025’te İran’da yaşanan ekonomik dalgalanmalar sonrası başlayan protestolar, kısa sürede güvenlik krizine dönüştü. İran makamları, protestolar sırasında silahlı ve organize grupların devreye girdiğini, çok sayıda sivilin ve güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu süreçte Pehlevi’nin sosyal medya üzerinden yaptığı çağrılar da tartışmaların merkezine yerleşti.
Uluslararası medyada ve insan hakları çevrelerinde olaylara ilişkin farklı anlatımlar öne çıkarken, İran yönetimi yaşananları “terör saldırısı” olarak nitelendirdi.
Tarihsel Hafıza ve Güncel Tartışma
Pehlevi hanedanı, İran tarihinde ülkenin toprak bütünlüğünü koruyamamak ve önemli kayıplara yol açmakla eleştiriliyor. Günümüzde ise Reza Pehlevi’nin dış müdahaleyi teşvik eden söylemleri, bu tarihsel eleştirilerin yeni bir boyutu olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre Pehlevi’nin çıkışları, onu destekleyen çevrelerde bile “muhalefeti temsil etme” iddiasını zayıflatırken, İran kamuoyunda derin bir güvensizlik yaratıyor.

