Türkiye’nin 2025 yılına ilişkin dış ticaret verileri, ihracattaki artışa rağmen ithalattaki daha hızlı yükseliş nedeniyle dış ticaret açığının genişlediğini ortaya koydu. Ticaret Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğinde açıklanan geçici verilere göre, ihracat 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,4 artarak 273 milyar 361 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 6,2 artışla 365 milyar 370 milyon dolar oldu.
Bu gelişmeler sonucunda Türkiye’nin dış ticaret açığı, 2025 yılında yüzde 11,9 artarak 92 milyar 9 milyon dolar seviyesine çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2024’te yüzde 76,1 iken 2025’te yüzde 74,8’e geriledi.
Aralık Ayında Dış Ticaret Performansı
Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında Aralık 2025’te ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 artarak 26 milyar 373 milyon dolara ulaştı. İthalat ise yüzde 10,7 artışla 35 milyar 674 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Aralık ayında dış ticaret açığı yüzde 5,6 artışla 9 milyar 301 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,9 oldu.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda, Aralık ayında ihracat yüzde 14,6 artarak 24 milyar 876 milyon dolar, ithalat ise yüzde 17,9 yükselişle 27 milyar 614 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu kalemde dış ticaret açığı 2 milyar 738 milyon dolar olarak hesaplandı.
İmalat Sanayisi İhracatta Öne Çıktı
Aralık 2025’te ihracatın yüzde 93,2’sini imalat sanayisi oluşturdu. Aynı dönemde ithalatın yüzde 65,4’ü ara mallarından meydana geldi. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ihracatı içindeki payı yüzde 6,3 olurken, ithalattaki payı yüzde 14,6 olarak belirlendi.
Almanya ve Çin İlk Sırada
Aralık ayında ihracatta 1 milyar 760 milyon dolarla Almanya ilk sırada yer aldı. Almanya’yı Birleşik Krallık, ABD, Irak ve Fransa izledi. İthalatta ise 4 milyar 649 milyon dolarla Çin ilk sırada bulunurken, Rusya ve Almanya öne çıkan diğer ülkeler oldu.
Analistler, küresel talep koşulları, enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin önümüzdeki dönemde Türkiye’nin dış ticaret dengesi üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor.

