Kanada Başbakanı Mark Carney, Arktik bölgesine ilişkin artan jeopolitik tartışmalar kapsamında önemli mesajlar verdi. CBC News’un haberine göre Carney, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantısında yaptığı konuşmada, Arktik egemenliği konusunda Grönland ve Danimarka’nın yanında yer aldıklarını vurguladı.
Carney, Grönland halkının kendi geleceğini belirleme hakkını güçlü şekilde desteklediklerini belirterek, “Arktik egemenliği söz konusu olduğunda, Grönland ve Danimarka’nın yanındayız. Grönland’ın geleceğine ilişkin kararları alma hakkı tartışmasızdır” ifadelerini kullandı. Kanada Başbakanı, bu yaklaşımın uluslararası hukuka ve müttefiklik ilişkilerine dayandığını dile getirdi.
NATO’ya güçlü destek mesajı
Konuşmasında güvenlik başlığına da değinen Carney, NATO’nun 5’inci maddesine olan “sarsılmaz” desteklerini yineledi. Kanada’nın, ittifakın kuzey ve batı kanatlarının güvenliğini sağlamak amacıyla NATO müttefikleriyle yakın iş birliği içinde çalıştığını belirten Carney, Arktik bölgesinin yalnızca bölgesel değil küresel güvenlik açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu söyledi.
Carney, Grönland’a yönelik uygulandığı belirtilen tarifelere Kanada’nın “şiddetle karşı çıktığını” ifade ederek, bölgenin güvenliği ve refahının ancak diyalog ve müzakere yoluyla sağlanabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede, tüm tarafları yapıcı görüşmelere davet etti.
“Orta güçler birlikte hareket etmeli”
Kanada Başbakanı, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde küresel güç dengelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Büyük güçlerin ekonomik entegrasyonu bir araç olarak kullanırken, silah ve tarifeleri pazarlık unsuru haline getirdiğini savunan Carney, orta ölçekli ülkelerin bu süreçte ortak duruş sergilemesi gerektiğini söyledi.
Carney, “Orta güçler birlikte hareket etmelidir. Çünkü masada yer almazsak, menüde yer alırız” sözleriyle, uluslararası sistemde pasif kalmanın ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Grönland tartışmaları ve Trump faktörü
Arktik bölgesine ilişkin tartışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarıyla son dönemde daha da alevlenmişti. Trump, daha önce yaptığı değerlendirmelerde, ABD’nin “ulusal güvenlik” gerekçesiyle Grönland’a ihtiyaç duyduğunu ve bölgenin savunma projeleri açısından hayati öneme sahip olduğunu ileri sürmüştü.
Bu açıklamaların ardından Washington’da ABD, Danimarka ve Grönland dışişleri bakanları bir araya gelmiş ancak temel anlaşmazlıkların devam ettiği belirtilmişti. Grönland yönetimi ise egemenliğin devrini de içeren tüm yaklaşımları net bir dille reddetmişti.
Danimarka, artan gerilim üzerine müttefikleriyle birlikte bölgedeki askeri iş birliğini artırma çağrısı yaparken, bazı Avrupa ülkeleri Grönland’a küçük askeri birlikler ve subaylar göndereceklerini duyurmuştu. Trump ise bu adımlara tepki olarak, Grönland konusunda ABD’ye karşı çıktıklarını öne sürdüğü bazı Avrupa ülkelerine gümrük vergileri uygulanacağını açıklamıştı.
Kanada Başbakanı Carney’in Davos’taki açıklamaları, Arktik’te artan rekabet ve diplomatik gerilim ortamında, Ottawa’nın net bir tutum benimsediğini ortaya koydu.

