Uluslararası Strateji ve Araştırma Derneği (USAD) Kent Trafiği Strateji Uzmanı Ali İmran Erseven, Ankara’da trafik sorununa karşı acil önlemler alınmaması halinde 2026 yılında kent içi ulaşımın ciddi biçimde zorlaşacağını söyledi. Erseven, bugün 20 dakika süren bir yolculuğun önümüzdeki yıl 35 ila 40 dakikaya kadar çıkabileceğini öngördüklerini belirtti.
USAD tarafından hazırlanan “Ankara Trafiği Stratejik Eylem Planı”na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erseven, çalışmanın Ankara’daki mevcut trafik yükünü azaltmayı, ulaşım sistemlerinin verimliliğini artırmayı ve çevresel etkileri en aza indirmeyi amaçladığını ifade etti. Planın, Şehir ve Bölge Plancısı Dr. Semih Halil Emür ile birlikte hazırlandığını ve akademisyenler ile ulaşım mühendislerinin analizlerine dayandığını aktardı.
Ankara’da araç yoğunluğu Türkiye ortalamasının çok üzerinde
Kasım 2025 verilerine göre Türkiye genelinde 33,3 milyon araç bulunduğunu kaydeden Erseven, bunların yaklaşık 2,9 milyonunun Ankara’da trafiğe kayıtlı olduğuna dikkat çekti. Türkiye genelinde her 2,6 kişiye bir araç düşerken, Ankara’da bu oranın 1,5 kişiye bir araç seviyesine gerilediğini vurgulayan Erseven, mega projelerin yoğunlaştığı bölgelerde kişi başına araç sayısının 3’e kadar çıktığını söyledi.
Ankara trafiğini zorlayan unsurlardan birinin de “hayalet araçlar” olarak adlandırılan kiralık ve deprem bölgesine ait araçlar olduğunu belirten Erseven, bu araçların sayısının dönemsel olarak 500 bine kadar ulaştığını ve trafiği ciddi biçimde etkilediğini dile getirdi.
Çevre yolu bağlantıları yetersiz
Erseven’e göre Ankara’da çözümde ilk öncelik, çevre yolu bağlantılarındaki eksikliklerin giderilmesi. Özellikle Keçiören ilçesini örnek gösteren Erseven, nüfusu 1 milyona yaklaşan ilçede çevre yoluna yalnızca iki çıkışın bulunduğunu söyledi. Günlük yaklaşık 120 bin aracın bu güzergâhı kullandığını aktaran Erseven, alternatif bağlantı yollarının ve yeni kamulaştırmaların zorunlu hale geldiğini ifade etti.
Raylı sistem ve havalimanı metrosu vurgusu
Ankara’daki raylı sistem ağının yetersiz olduğunun altını çizen Erseven, Avrupa’da nüfusu 10 milyonun üzerinde olup havalimanına metrosu olmayan başkent bulunmadığını hatırlattı. Bu sorunun gecikmeden çözülmesi gerektiğini belirten Erseven, kentin gelişim potansiyelinin merkez dışına doğru taşınmasının da trafiği rahatlatacağını söyledi.
Ayrıca kentteki büyük ölçekli projeler için Trafik Etki Analizi’nin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Erseven, özellikle ana arterlerde bulunan AVM’lerin giriş ve çıkışlarının trafik akışına uygun biçimde yeniden düzenlenmesinin önemine dikkat çekti.
“Yüksek Hafif Raylı Ulaşım Sistemi hayati önemde”
Erseven, Ankara için Yüksek Hafif Raylı Ulaşım Sistemi kurulmasını önererek, bu sistemin Atakule, Anıtkabir, Kızılay ve Ulus gibi yoğun yaya hareketliliğinin olduğu bölgelerde cazibe oluşturacağını söyledi. Ücretsiz hizmet verecek bu sistemin toplu taşımayı teşvik edeceğini ve karbon salınımını düşüreceğini belirten Erseven, uygulanmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Hazırlanan eylem planının hayata geçirilmesi durumunda araç kullanımında yüzde 20-30, trafik yoğunluğunda ise yüzde 30-35 oranında azalma öngörüldüğünü aktaran Erseven, karbon salınımında da yüzde 25 ila 40 arasında düşüş beklediklerini dile getirdi.
“2026’da trafik daha da içinden çıkılmaz hale gelecek”
Erseven, önlem alınmaması halinde 2026 yılında Ankara trafiğinin çok daha büyük bir sorun haline geleceğini belirterek, 19 Mayıs Stadyumu’nun tamamlanması, yeni adliye binasının devreye girmesi ve çevresindeki mega projelerin trafiği daha da artıracağını söyledi. “Veriler, trafiğin sürekli artış eğiliminde olduğunu gösteriyor. Önlemleri hızla almazsak çok daha kötü günlerle karşılaşacağız” dedi.
USAD raporunda ayrıca, Ankara Trafik Master Planı’nın güncel verilerle yeniden ele alınması ve kara yolu, toplu taşıma, yaya, bisiklet ve mikromobiliteyi kapsayan bütüncül bir Ulaşım Master Planı hazırlanmasının zorunlu olduğu vurgulandı.

