İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede Müslüman karşıtlığıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, bu kapsamda ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir “küfür yasası” çıkarılmayacağını açıkladı.
Parlamentoda düzenlenen haftalık Başbakana Sorular oturumunda konuşan Starmer, milletvekillerinin Müslüman karşıtlığı (İslamofobi) tanımıyla ilgili sorularını yanıtladı. Starmer, nefret suçlarının her türünün kınanması gerektiğini vurgulayarak, Müslüman karşıtlığının da bu kapsamda değerlendirildiğini ifade etti.
“Küfür yasası çıkmayacak”
İktidardaki İşçi Partisi milletvekili Graham Stringer, ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak, İslamofobi tanımı sonrası bir “küfür yasası”nın gündeme gelip gelmeyeceğini sordu. Başbakan Starmer, bu soruya açık bir şekilde yanıt vererek, böyle bir yasal düzenlemenin olmayacağını söyledi.
Shockat Adam’dan çarpıcı örnekler
2024 genel seçimlerinde bağımsız aday olarak Güney Leicester’da 20 yıllık İşçi Partisi koltuğunu kazanan Shockat Adam ise, Başbakan’a daha sert bir soruyla yöneldi. Adam, İngiltere’de Müslümanlara yönelik saldırıların artığını belirterek, “Müslüman olduğu için arabayla ezilen Zainab Hussain, Finsbury Camisi önünde öldürülen Makram Ali ve bıçaklanarak yaşamını yitiren Mohammed Saleem gibi örnekler varken, siz neden muhalefette savunduğunuz İslamofobi tanımını şimdi sahiplenmiyorsunuz?” diye sordu.
Bu soruya doğrudan yanıt vermeyen Starmer, yaşanan nefret suçlarını hatırlattığı için teşekkür ederek, “Hepimiz bu nefret eylemlerini kınamalıyız. Bu parlamentoda nefretin her türüne karşı ortak bir duruş sergilemeliyiz. Buna Müslüman karşıtı nefret de dahildir.” ifadelerini kullandı.
Resmi tanım hâlâ yok
İngiltere’de Müslüman karşıtlığı kavramı hâlâ resmi bir tanıma sahip değil. Ancak hükümet, bu eksikliği gidermek amacıyla 28 Şubat 2024’te Müslüman topluluk temsilcileri, akademisyenler ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir çalışma grubu kurduğunu duyurdu.
Söz konusu grubun ekim ayında sunduğu rapor hâlâ hükümet tarafından değerlendirilme aşamasında. Yeni tanımın, İngiltere’de uzun süredir süren tartışmalara nokta koyması ve Müslümanların maruz kaldığı ayrımcılıkla mücadelede hukuki bir çerçeve sunması bekleniyor.
İngiltere’de Müslümanlar en büyük ikinci dini grup
Ülkede Hristiyanlardan sonra en büyük dini grubu oluşturan Müslüman topluluklar, özellikle son yıllarda artan nefret suçları ve ayrımcılık vakalarından endişe duyuyor. Hak savunucuları, Müslüman karşıtlığının resmen tanımlanmasının, hem kamusal söylemde hem de yasal düzenlemelerde fark yaratacağını belirtiyor.

