Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Halep’in Esed rejiminden arındırılmasının yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, Halep’in kurtuluşunu “Suriye’nin yeniden doğuşu” olarak nitelendirdi.
Halep Kalesi’nde düzenlenen anma programında konuşan Şara, bu tarihi günün sadece bir şehir için değil, tüm ülke için kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
“Halep’in kurtuluşunun ilk saatlerini hatırlıyorum. Halkımız büyük fedakarlıklar yaptı, çok şey kaybettik. Ama o anlar Suriye için yeniden doğuşun başlangıcıydı,” diyen Şara, halkın mücadelesine minnet duyduklarını ifade etti.
“Halep’in Zinciri Kırılınca Suriye Özgürleşmeye Başladı”
Kentin stratejik ve sembolik önemine dikkat çeken Şara, Halep’in özgürlüğe kavuşmasıyla birlikte ülke genelinde bir umut dalgasının yayıldığını belirtti.
“Bu kaleden mücahitlerimizin Şam’a doğru ilerleyişini izledik. Halep’in zinciri kırılınca sadece hapishaneler değil, halkın umutları da özgürleşti. Halep, tüm Suriye’ye açılan kapımızdı.”
“Halep’in İmarı, Ulusal Kalkınmanın Temelidir”
Cumhurbaşkanı Şara, Halep’in yalnızca askeri açıdan değil, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak da yeniden yapılanmanın merkezinde yer aldığını belirtti.
“Bugün yalnızca bir zaferi kutlamıyoruz; yeni bir başlangıcı ilan ediyoruz. Halep’in imarı, Suriye’nin yeniden inşasında temel bir adımdır,” ifadelerini kullandı.
Şara, yeniden inşa sürecinde ulusal birlik ve toplumsal dayanışmanın belirleyici olacağını ifade ederek, tüm Suriye halkını bu sürece katkı sunmaya çağırdı:
“Biz sadece Halep’in kurtuluşuyla yetinmeyeceğiz. Yol daha yeni başladı. Halkımızla birlikte tüm ülkeyi ayağa kaldıracağız.”
Halep Operasyonu: Dönüm Noktası
Suriye’nin kuzeybatısında yer alan Halep, 27 Kasım 2024’te Rejim karşıtı Heyet Tahrir eş-Şam ve Suriye Milli Ordusu tarafından başlatılan “Düşmanı Caydırma Operasyonu” kapsamında, 29 Kasım 2024’te Esed rejimi güçlerinden arındırılmıştı.
Bu operasyon, ülke genelinde dengeleri değiştirmiş, hem askeri hem de siyasi açıdan rejimin kontrol alanlarını ciddi biçimde daraltmıştı. Halep’in özgürleşmesi, aynı zamanda birçok muhalif grubu birleştiren stratejik bir zafer olarak değerlendirilmişti.

