ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik baskıları artırmaya devam ediyor. Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını duyurdu.
Paylaşımında, “Tüm hava yolları, pilotlar, uyuşturucu satıcıları ve insan kaçakçıları lütfen Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını göz önünde bulundurun.” ifadelerine yer veren Trump, “Bu konuda dikkatiniz için teşekkür ederim.” diyerek mesajını sonlandırdı.
Karayipler’de Askeri Harekât Genişliyor
Trump’ın bu açıklaması, ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik son dönemdeki sert askeri politikalarının bir devamı olarak değerlendiriliyor. Daha önce imzalanan kararname doğrultusunda, Latin Amerika merkezli uyuşturucu kartellerine karşı mücadelede ordunun daha etkin kullanılması kararlaştırılmıştı.
Bu kapsamda, ABD donanması ağustos ayı sonunda Venezuela açıklarına denizaltılar ve savaş gemilerinden oluşan bir deniz gücü konuşlandırmıştı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise, ordunun Venezuela’da gerekirse rejim değişikliği de dahil operasyonlara hazır olduğunu açıklamıştı.
Maduro’dan Misilleme Hazırlığı
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ise ABD’nin askeri hamlelerine karşılık olarak, ülke genelinde 4,5 milyon kişilik milis gücünü seferber ettiğini duyurmuştu. Maduro, Venezuela’nın egemenliğini korumakta kararlı olduklarını ve herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduklarını ifade etmişti.
ABD’nin Venezuela açıklarında bazı tekneleri uyuşturucu kaçakçılığı gerekçesiyle hedef alması, hem Venezuela hükümeti hem de uluslararası kamuoyu tarafından eleştirilmişti. Bu saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğu yönünde tepkiler yükselmişti.
USS Gerald R. Ford Bölgeye Gönderildi
Washington yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford ve beraberindeki saldırı grubunu Latin Amerika kıyılarına yönlendirmişti. Bu adım, bölgede askeri tansiyonun daha da artmasına yol açtı.
Trump yönetiminin yeni hava sahası kapatma kararı, Venezuela üzerindeki baskıyı artırırken, uluslararası hukuk ve diplomasi çevrelerinde yeni tartışmalara da zemin hazırlamış durumda.

