İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkedeki hiçbir nükleer tesiste uranyum zenginleştirme faaliyetinin yürütülmediğini açıkladı. Associated Press (AP) muhabirine konuşan Erakçi, haziran ayında ABD ve İsrail’in İran nükleer tesislerine düzenlediği saldırıların etkilerine değinerek mevcut durumla ilgili bilgi verdi.
“Zenginleştirme Faaliyeti Saldırılar Nedeniyle Durdu”
Erakçi, “İran’da gizli nükleer zenginleştirme yapılmıyor. Şu anda hiçbir tesiste zenginleştirme yok çünkü bu tesisler saldırıya uğradı.” ifadelerini kullandı. Mevcut durumda İran’daki tüm nükleer tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimi altında çalıştığını vurgulayan Erakçi, uluslararası şeffaflık ilkesine bağlı olduklarını belirtti.
“Nükleer Hakkımız Tartışılamaz”
İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını savunan Erakçi, ülkesinin nükleer teknolojiyi kullanma ve uranyum zenginleştirme hakkının meşru olduğunu söyledi. “Bu hak tartışılamaz. İran bu hakkı geçmişte kullandı, bugün de kullanmaya devam edecektir” diyen Erakçi, ABD başta olmak üzere uluslararası toplumun bu hakkı tanıması gerektiğini ifade etti.
ABD’nin Talepleri “Aşırı” Bulunuyor
Erakçi, ABD’nin İran’a yönelik taleplerini “aşırı” olarak nitelendirerek, bu yaklaşımın “eşit ve adil bir müzakere ortamı” yaratmadığını belirtti. İran ile ABD arasında nisanda başlayan müzakere sürecinin, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrasında kesintiye uğradığını hatırlatan Erakçi, sürecin yeniden başlaması için Umman aracılığıyla girişimlerde bulunulduğunu ancak bu çabaların sonuçsuz kaldığını kaydetti.
“Tesisler Yeniden Hedef Olabilir” Tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yeniden başlaması halinde nükleer tesisleri yeniden vurabilecekleri yönünde tehditte bulunmuştu. İran tarafı ise bu tehditlere karşı diplomatik yollara ve nükleer hakkın savunulmasına odaklı bir söylem sürdürüyor.
Müzakerelerde Kilit Nokta: Füze Programı ve Zenginleştirme
Umman aracılığıyla sürdürülen diplomasi çabalarına rağmen, ABD’nin İran’dan sadece zenginleştirme faaliyetlerini değil, aynı zamanda füze programını da kısıtlamasını istemesi, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden oldu.

