İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, kasım ayı toplantılarının ilk oturumunda İstanbul’un deprem riski ve kent genelinde artan trafik sorunu masaya yatırıldı. Saraçhane’deki İBB binasında gerçekleşen oturumda MHP’li Meclis Üyesi Sultan Aşkın’ın yaptığı gündem dışı konuşma dikkat çekti.
Aşkın, İstanbul’un dünyanın en kalabalık ve dinamik şehirlerinden biri olduğunu hatırlatarak, bu büyüklüğün beraberinde çok boyutlu, acil ve yapısal sorunları da getirdiğini vurguladı.
“İstanbul, bir deprem gerçeğiyle yüz yüze yaşıyor ve bu gerçeğin gerektirdiği hazırlık seviyesinden fersah fersah uzaktayız. İBB’nin bu konudaki adımları, ne yazık ki vaatlerin gölgesinde kalmış bir yavaşlık ve koordinasyon eksikliği tablosu çiziyor.” dedi.
H2: “70-80 Yılımız Yok, Acil Çözümler Gerekli”
İBB yönetiminin mevcut hızının, İstanbul’da sağlam ve güvenli bir kent yapısı oluşturmak için yetersiz kaldığını belirten Aşkın, zamanın daraldığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Güvenli binalarda yaşamak bir lüks değil, acil bir ihtiyaç. Felaket kapımızdayken artık yalnızca vaat değil, somut icraatlar görmek istiyoruz. Bu çağrımız siyasi değil, doğrudan can güvenliğine yöneliktir.”
H2: Trafik Alarm Veriyor
Aşkın konuşmasında İstanbul’daki trafik sıkıntısına da değinerek, kentte günün büyük bölümünün “kırmızı alarm” seviyesinde geçtiğini söyledi. Toplu taşımada yaşanan sorunlara da dikkat çeken Aşkın, yatırımların yetersizliğine ve mevcut hatların verimli çalıştırılamamasına tepki gösterdi:
“İstanbul’un ulaşım çilesi her geçen gün artıyor. Konfor ve güvenlik azalıyor. Bu şehrin artık günü kurtarmaya yönelik değil, uzun vadeli vizyonla yönetilmesi gerekiyor.”
H2: “İstanbul Vaatlerle Değil, Vizyonla Yönetilmeli”
Konuşmasının sonunda İstanbul’un yalnızca coğrafi büyüklüğüyle değil, ekonomik ve kültürel değerleriyle de dünya çapında bir şehir olduğunu vurgulayan Aşkın, İBB yönetimini daha planlı ve güçlü adımlar atmaya davet etti.
“Bizim eleştirilerimiz, 16 milyon İstanbullunun can güvenliği, yaşam konforu ve geleceği içindir. İstanbul artık plansızlığa ve yönetim zafiyetlerine daha fazla tahammül edemez.”

