Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 16. Boğaziçi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinde artan belirsizliklere rağmen Türkiye’nin bölgesel ticaret, hizmet ihracatı ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlara sahip olduğunu vurguladı.
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen zirvede konuşan Şimşek, “Büyük küresel zorluklar var ama biz bunları fırsata çevirmeyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Küresel Ekonomide Yeni Dönem
Küresel ekonomide düşük büyümenin “yeni normal” haline geldiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin son 20 yılda reel GSYH’sinde ciddi bir yükseliş kaydettiğini, Çin ve Hindistan hariç tutulduğunda Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında öne çıktığını ifade etti.
Bölgesel Entegrasyon ve Hizmet İhracatında Hedef Büyük
Bakan Şimşek, Türkiye’nin hizmet ihracatında güçlü bir konuma geldiğini ve 2024 yılı itibarıyla 65 milyar dolarlık fazlanın beklendiğini söyledi. Küresel ticarette artan korumacılık eğilimlerine karşı bölgesel entegrasyona ağırlık verdiklerini belirten Şimşek, Türkiye’nin 54 ülkeyle serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu ve ihracatın yüzde 80’inden fazlasının bu ülkelere yapıldığını aktardı.
Altyapı Yatırımları ve Yeşil Dönüşüm Ön Planda
Yüksek borçluluk oranlarının küresel ölçekte artmasına karşın Türkiye’nin borçluluk oranının yüzde 89 gibi düşük bir seviyede olduğuna dikkat çeken Şimşek, bu avantaj sayesinde altyapı yatırımlarına öncelik verdiklerini belirtti. Organize sanayi bölgelerinin limanlara demir yolları ile bağlanmasının hem lojistik avantaj sağlayacağını hem de karbon salımını azaltacağını söyledi.
Savunma Sanayisinde Hızlı Yükseliş
Türkiye’nin savunma sanayisinde 1400’e yakın aktif projeyle ciddi bir ivme kazandığını ifade eden Şimşek, Ekim itibarıyla 8 milyar doları aşan yıllık ihracatla Türkiye’nin küresel sıralamada 11. sırada yer aldığını, sadece 2024 yılı içinde alınan siparişlerin 12 milyar doları geçtiğini aktardı.
Yapısal Reformlar ve Dezenflasyon Süreci
Şimşek, ekonomi programının ikinci aşamasında dezenflasyon, mali disiplin ve sürdürülebilir cari dengeye odaklanıldığını belirtti. Enflasyonun yüzde 65’ten yüzde 32’ye gerilediğini açıklayan Şimşek, 2025’in hem dezenflasyon hem de yapısal dönüşüm açısından kritik bir yıl olacağını vurguladı. Üçüncü aşamada ise kalıcı fiyat istikrarı ve yapısal dönüşüm hedefleniyor.
Türkiye Not Artışlarıyla Güven Tazeliyor
CDS primlerinde yaşanan 460 baz puanlık düşüş ve kredi not artışları sayesinde Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke notuna adım adım yaklaştığını belirten Şimşek, rezervlerdeki artış ve dış finansmana erişimin kolaylaşmasının bu süreci desteklediğini söyledi.
Geleceğe Stratejik Bakış
Bakan Şimşek konuşmasının sonunda, “Küresel zorluklar, doğru stratejiyle büyük fırsatlara dönüşebilir. Türkiye, yeşil dönüşüm, hizmet ihracatı ve bölgesel işbirlikleriyle fark yaratacak potansiyele sahip.” sözleriyle iş dünyasına stratejik pozisyon alma çağrısında bulundu.

