Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Gazze’de Bacağını Kaybeden TRT Kameramanı: “İsrail Sessizce Öldürmek İstedi, Ama Başaramadı”

TRT Arabi kameramanı Sami Şehada, Gazze’deki İsrail saldırısında bacağını kaybetti. “Koltuk değnekleriyle de olsa döndüm, çünkü sessiz kalamazdım” diyor.

TRT Arabi kameramanı Sami Şehada, Gazze’deki İsrail saldırısında bacağını kaybetti.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında sağ bacağını kaybeden TRT Arabi kameramanı Sami Şehada, Filistinli gazetecilerin susturulmak istenmesine rağmen gerçeği dünyaya duyurmaktan vazgeçmediğini söyledi. “İsrail bizi sessizce öldürmek istedi, ama biz sesimizi daha da yükselttik.” dedi.

İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2025 etkinliğine katılan Sami Şehada, Gazze Şeridi’nde yaşadığı saldırı, geçirdiği ağır yaralanma, gazetecilik misyonu ve İsrail’in medya üzerindeki baskılarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

2024 yılında Nusayrat Mülteci Kampı’nda, İsrail tankından atılan bir merminin hedefi olan Şehada, saldırı anında bilincinin açık olduğunu, bacağını kaybedişini anbean fark ettiğini ve o anı “katliamların canlı tanığı” olarak yaşadığını anlattı.

“İsrail’in amacı görüntü akışını durdurmaktı”

Şehada, sırtında basın yeleği ve başında kask ile görevini sürdürürken hedef alındığını vurguladı. Saldırının açık bir alanda, gazeteci kimliği net bir şekilde belli olduğu halde gerçekleştiğini belirtti.

“Amaçları beni durdurmaktı. Kameramı susturmak, gerçekleri belgelememi engellemekti. Ama başaramadılar. Ben kameramla hayatta kaldım. Hatta hastane yatağındayken bile doktorlara, ‘İşe döneceğim, gerekirse koltuk değnekleriyle’ dedim. Ve iki hafta sonra döndüm.” ifadelerini kullandı.

“Filistinli gazeteci, önce dava adamıdır”

Gazze’deki gazetecilerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak hedefte olduğunu belirten Şehada, son iki yılda yaşanan katliamların boyutunun akıl almaz olduğunu söyledi.

“İsrail, Gazze’den dünyaya görüntü akışı olmasın istiyordu. Bizi sessizce öldürmek istediler. Ama Filistinli gazeteciler bu görevi bırakmadı. Çünkü biz gazeteci olmadan önce dava adamıyız. Ne kadar susturmaya çalışsalar da daha yüksek sesle konuştuk.”

“Batı medyası, gerçekleri görmek istemedi”

Sami Şehada, Batı medyasının Gazze’deki savaşta büyük ölçüde İsrail anlatısına dayandığını, sahadan doğrudan bilgi akışının engellenmesinin bu sebeple önemli olduğunu ifade etti.

“Batı, savaşın ortağı olduğu için Gazze’deki gerçeği görmek istemedi. İsrail’in bakış açısını kaynak alarak yayın yaptılar. Ama suçun boyutu o kadar büyüktü ki artık gizlenemez hale geldi. Bizim görüntülerimizle dünya hakikati gördü.”

Şehada, gazetecilerin hedef alınmasının sadece fiziksel değil, psikolojik bir savaşın parçası olduğunu belirtti. Ailesi öldürülen, evleri yıkılan gazetecilere rağmen bu mesleğin onurunu taşıdıklarını dile getirdi.

“İnatla ve azimle çalışmaya devam edeceğim”

Kamerasının adeta bir uzvu gibi olduğunu dile getiren Şehada, mesleğini bırakmayı hiçbir zaman düşünmediğini, aksine bu süreçte daha da güçlü hissettiğini vurguladı:

“Gazetecilik benim varoluşumun bir parçası. İsrail’in saldırıları beni susturamadı. Bu gerçeği aktarmaya devam edeceğim.”

Şehada’nın kararlılığı, hem gazetecilik etiği hem de Filistin halkının sesi olma yönündeki direnişin simgelerinden biri haline geldi.