Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Hollanda’da düzenlenen özel bir resepsiyonla kutlandı. Lahey Büyükelçiliği tarafından Wassenaar kentindeki tarihi De Wittenburg Şatosu’nda verilen davet, diplomatik ve toplumsal katılımla dikkat çekti.
Resepsiyona Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Amsterdam, Rotterdam ve Deventer başkonsolosları, çeşitli ülkelerin büyükelçileri, askeri ataşeler, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Etkinlik, İstiklal Marşı ve Hollanda Milli Marşı ile başladı.
“Cumhuriyet, milletimizin son kalesidir”
Resepsiyonda konuşan Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesiyle Hollanda’nın bağımsızlık süreci arasında tarihsel benzerlikler olduğuna dikkat çekti.
Yazgan, “Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesi, halkımızın tarih boyunca sergilediği direncin bir sembolüdür. Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin son kalesidir.” dedi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını da iletti.

Hollanda-Türkiye ilişkileri vurgusu
Yazgan, iki ülke arasındaki 400 yılı aşkın dostluk ilişkilerine değinerek, “1612’de Osmanlı’nın Hollanda’yı tanımasıyla başlayan bu ilişkiler, bugün ticaretten savunmaya, kültürel iş birliğinden NATO müttefikliğine kadar geniş bir zeminde ilerliyor.” ifadelerini kullandı.
Hollanda’nın Türkiye’nin en büyük yatırımcısı konumunda olduğunu hatırlatan Yazgan, ticaret hacminin 13 milyar avroya ulaştığını belirtti. Ancak en kıymetli ortak yatırımın “insan kaynağı” olduğunu vurguladı:
“1964’ten bu yana Hollanda’da büyüyen Türk toplumu artık sadece mavi yakalı işçilerden değil; girişimciler, bilim insanları, polisler ve askerlerden oluşan dinamik bir topluluktur.”
Barış ve diplomasinin önemi
Konuşmasında dünya genelindeki krizlere de değinen Yazgan, Filistin, Ukrayna ve Sudan’daki çatışmaların çocuklar üzerinde yarattığı travmaya dikkat çekti:
“Barış, siyasi zaferlerden veya ekonomik kazançlardan daha değerlidir. Nerede olursa olsun kan dökülmesini önlemeli, yayılmacılığı ve aşırılığı caydırmalıyız.”
Yazgan, uluslararası hukuk merkezi olarak bilinen Lahey’de görev yapmaktan gurur duyduğunu belirterek, “Lahey’deki diplomatik camia olarak ortak akıl ve tutarlılıkla diplomasiyi yeniden yüceltmeliyiz.” dedi.
Resepsiyon, diplomatik çevrelerin Türkiye’ye olan ilgisini pekiştiren anlamlı bir buluşma olarak kayda geçti.

