Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı elitlerin agresif tutumlarıyla küresel enerji mimarisinin yapay şekilde bozulduğunu belirterek, Rusya’nın enerji tedarik rotasını daha güvenilir ve sorumlu ülkelere çevirdiğini açıkladı.
Moskova’da düzenlenen Rus Enerji Haftası uluslararası forumunun ana oturumuna katılan Putin, dünya genelinde enerji ilişkilerinin yeniden şekillendiğine dikkat çekti. Yeni kalkınma merkezlerinin ortaya çıktığını belirten Putin, bu bölgelerde enerji tüketiminin arttığını ancak Batılı güçlerin müdahalelerinin enerji yapısında kırılmalara yol açtığını ifade etti.
Avrupa’ya Eleştiri: “Rekabet gücünü kaybettiler”
Putin, siyasi baskılar sonucu birçok Avrupa ülkesinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçtiğini belirterek, bu durumun Avrupa Birliği’nin sanayi gücünü zayıflattığını, enerji fiyatlarının arttığını ve Avrupa ürünlerinin küresel rekabetini azalttığını söyledi.
“Avrupa’nın bu tercihleri, Rusya’nın tedarik yönünü daha umut verici ve sorumlu alıcılara çevirmemizi sağladı,” dedi.
Küresel Güney’e Enerji Kayması
Küresel enerji piyasasında köklü değişimlerin yaşandığını belirten Putin, enerji tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini ve enerji lojistiğinin Asya Pasifik, Afrika ve Latin Amerika gibi Küresel Güney ülkelerine doğru yöneldiğini dile getirdi.
Putin, tüm zorluklara rağmen Rusya’nın, dünya petrol üretiminde yaklaşık %10’luk payla liderliğini koruduğunu vurguladı. Bu yıl 510 milyon ton petrol üretmeyi planladıklarını belirtti.
“Karbon Ayak İzimizi Minimumda Tutuyoruz”
Rusya’nın enerji üretiminde karbon salınımına dikkat ettiğini vurgulayan Putin, ülkedeki elektriğin %87’sinin düşük karbon ayak iziyle üretildiğini söyledi. Bu üretim, doğalgaz, nükleer, hidroelektrik ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanıyor.
Nükleer enerjinin önemine de değinen Putin, Rusya’nın Mısır, Bangladeş ve Türkiye’de nükleer santraller inşa ettiğini hatırlattı. Uzmanlara göre, 2050 yılına kadar dünya genelindeki nükleer kapasitenin iki katına çıkması bekleniyor.
Dijital Ekonomi ve Artan Talep
Putin ayrıca yapay zeka, veri işleme ve depolama gibi dijital ekonomi unsurlarının elektrik talebini ciddi şekilde artırdığını belirterek, bu gelişmeleri enerji politikalarında dikkate aldıklarını söyledi.

