Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, uluslararası kamuoyuna çifte standartlardan arınmış, adil, hukukun üstünlüğüne dayalı ve eyleme dönüşen bir barış düzeni kurma çağrısında bulundu.
New York’ta BM Genel Merkezi’nde katılımcılara hitap eden Aliyev, Karabağ meselesinden küresel çevre sorunlarına kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi.
“30 Yıllık İşgale Karşı Zaferle Toprak Bütünlüğünü Sağladık”
Aliyev, Azerbaycan topraklarının yaklaşık 30 yıl boyunca Ermenistan işgali altında kaldığını hatırlatarak,
“Bu süreçte 1 milyon vatandaşımız yurtlarından edildi. Müzakereler sonuçsuz kaldı. Ancak 2020’deki 2. Karabağ Savaşı’yla toprak bütünlüğümüzü sağladık,” dedi.
Savaş sonrasında Ermenistan’a barış teklif ettiklerini ve müzakerelerin olumlu geçtiğini belirten Aliyev,
“8 Ağustos’ta Washington’da barış anlaşmasının metni paraflandı,” açıklamasını yaptı.
“Zengezur Koridoru, Bölgesel Barışın Anahtarıdır”
Aliyev, bölgesel ulaşım projelerinin sürdürülebilir barışa katkı sunduğunu belirterek,
“Zengezur Koridoru’ndan engelsiz geçiş sağlayacak uluslararası bağlantılar, bölge barışı için stratejik önem taşıyor,” dedi.
“İmar Çalışmaları Sürüyor, Mayınlar Engel Oluyor”
İşgal döneminde yıkıma uğrayan şehir ve köylerin yeniden inşa edildiğini söyleyen Aliyev,
“50 binden fazla kişi ata yurtlarına döndü. Ancak Ermenistan’ın döşediği mayınlar nedeniyle 400’den fazla Azerbaycanlı hayatını kaybetti veya ağır yaralandı,” ifadelerini kullandı.
“Küresel Sorunlara Kapsayıcı ve Adil Yanıt Verilmeli”
Aliyev, dünya genelindeki krizlere karşı evrensel, adil ve kapsayıcı çözüm çağrısında bulunarak,
“Barış sadece sözle değil, somut adımlarla sağlanmalıdır,” dedi.
“Hazar Denizi Tehlike Altında”
Çevre sorunlarına da değinen Aliyev, Hazar Denizi’nin hızla küçüldüğünü belirterek,
“Bunun nedeni yalnızca iklim değişikliği değil. Kıyı ülkeleri olarak ortak adımlar atmalıyız,” uyarısında bulundu.
“Adaletin Seçici Olmadığı Bir Dünya Mümkün”
Aliyev, konuşmasının sonunda şu çağrıyı yaptı:
“Azerbaycan’ın başarıları, uluslararası hukukun er ya da geç egemen olacağının kanıtıdır. Çifte standartların ortadan kalktığı, adaletin seçici olmadığı, barışın sadece sözde değil, eylemle sağlandığı bir dünyayı birlikte inşa edelim.”

