Türk savunma sanayiinin önemli aktörlerinden REPKON, metal şekillendirme konusundaki yetkinliğiyle uluslararası alanda bir başarıya daha imza attı. Brezilya merkezli savunma teknolojileri firması SIATT ile yapılan anlaşma kapsamında, REPKON, uzun menzilli gemisavar füze sistemi MANSUP-ER’in üretiminde görev alacak.
SIATT, Brezilya Donanması’nın Tamandare sınıfı fırkateynleri için geliştirdiği MANSUP füzesine yönelik tedarik sözleşmesinin ardından, REPKON ile Sao Paolo’da stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık, akıtarak şekillendirme (flowforming) teknolojisiyle MANSUP-ER füzesinin gövde üretimini kapsıyor.
200 Kilometre Menzile Sahip
MANSUP-ER, yüzeyden yüzeye atış yapabilen, 200 kilometre menzile sahip gelişmiş bir gemisavar füze olarak tasarlandı. Brezilya Donanması ile Birleşik Arap Emirlikleri Donanması’nın ortak ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen sistem, EDGE Group işbirliğiyle üretilecek.
Bu program, sadece füze kabiliyetleriyle değil, uluslararası teknoloji iş birlikleriyle de dikkat çekiyor. SIATT, Latin Amerika’da akıllı mühimmat tasarımı ve üretimi konusunda lider konumda yer alırken, REPKON ise bu alanda kritik üretim teknolojileriyle öne çıkıyor.
REPKON’un Küresel Büyümesi Sürüyor
REPKON, metal şekillendirme teknolojileri alanında geliştirdiği flowforming, shearforming ve hot spinning gibi ileri tekniklerle savunma, havacılık ve uzay sektörleri için yüksek hassasiyetli parça üretimi yapabiliyor.
Dünyada sayılı ülkelerin sahip olduğu bu teknolojilerle REPKON, hem makine üreticisi hem de yüksek performanslı üretim çözümleri sunan bir tedarikçi olarak global ölçekte önemli projelere imza atıyor.
Son dönemde ABD, Almanya, İspanya, Danimarka, Ukrayna, Pakistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde mühimmat üretim tesisleri kuran REPKON, Bowas firmasını da bünyesine katarak enerjitik malzeme üretim kabiliyetlerini daha da genişletti.
Stratejik Ortaklık Genişliyor
REPKON ile SIATT arasında kurulan bu stratejik iş birliği, yalnızca MANSUP-ER programıyla sınırlı kalmayacak. İki şirket, uzun vadeli ortaklıkla daha fazla ülkeye ulaşmayı ve savunma sanayinde etkilerini artırmayı hedefliyor.
Bu iş birliği, Türk mühendisliğinin savunma alanındaki uluslararası itibarını bir kez daha kanıtlamış oldu.

