Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İsviçre’nin Cenevre kentinde katıldığı Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Bakanlar Toplantısı’nda Türkiye’nin fikri mülkiyet alanındaki gelişimini değerlendirdi.
Kacır, 2000’li yılların başında sadece 414 olan patent başvuru sayısının geçtiğimiz yıl 10 binin üzerine çıktığını, bu yıl ise başvuruların geçen yılın yüzde 20 üzerine seyrederek artışını sürdürdüğünü belirtti. “Bu artış, Türkiye’nin araştırma, geliştirme ve inovasyon kapasitesindeki yükselişi net şekilde yansıtıyor,” dedi.
WIPO ile Üç Yeni Pilot Proje Başlatılıyor
Bakan Kacır, Türkiye’nin WIPO ile yürüttüğü iş birliklerinin daha da güçlendiğini ifade ederek üç yeni pilot projeyi hayata geçireceklerini açıkladı. Bu projeler arasında:
Coğrafi işaretli ürünlerin yüksek katma değere dönüşmesini sağlayacak uygulamalar,
Üniversite bilgisinin ticarileştirilmesini hızlandıracak teknoloji transfer modelleri,
KOBİ’lerin fikri mülkiyet kapasitesini artırmaya yönelik stratejik projeler yer alıyor.
Özellikle Anadolu’nun yerel ürünlerinin ekonomik değere dönüşmesine yönelik “Anadoludakiler” projesinin altını çizen Kacır, Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen bu çalışmanın ülke çapında yaygınlaştırıldığını ifade etti.
“Türkiye Teknoparklar ve Bilimsel İşbirlikleriyle Öne Çıkıyor”
Türkiye’nin teknopark ekosisteminin geldiği noktaya dikkat çeken Kacır, ülke genelinde 11 bin 500’den fazla firmanın teknoparklarda faaliyet yürüttüğünü belirtti. Kacır, bu başarıyı ileriye taşımak için WIPO ile üniversite odaklı inovasyon projelerinin sürdürüldüğünü kaydetti.
Cenevre temasları kapsamında Uluslararası Ticaret Merkezi ve Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) gibi kurumları da ziyaret eden Kacır, Türkiye’nin CERN’e sağladığı katkıların son yıllarda ciddi düzeye ulaştığını belirtti. Türk firmalarının artık CERN projelerine mühendislik desteği sunabilecek kapasiteye geldiğini söyledi.
Bilimsel Güçlenme, Milli Teknoloji Hamlesini Destekliyor
Bakan Kacır, Ankara Üniversitesi bünyesindeki Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı (TARLA) ile CERN iş birliklerini derinleştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kanser tedavisi, uzay araştırmaları ve ileri malzeme bilimi gibi alanlarda büyük katkılar sunan bu altyapılar sayesinde, Türkiye’nin bilimsel kapasitesinin küresel seviyeye ulaşması hedefleniyor.

