İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, ABD ile yürütülen nükleer müzakereler konusunda sert mesajlar verdi. Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini açıklamasının ardından, İran’ın baskılara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Tahran’da düzenlenen bir törende konuşan Pezeşkiyan, “Bu zorluklar karşısında başımızı eğmeyeceğiz. Bizi teslim olmaya zorlamak isteyen güçlere karşı geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.
Nükleer Müzakerelerde Kritik Süreç
İran ile ABD, bu ay Umman’da dolaylı görüşmelere yeniden başlamış, ardından İsviçre’de ikinci tur temaslar gerçekleştirilmişti. Her iki taraf da görüşmeleri genel olarak “olumlu” nitelese de somut bir anlaşmaya varılamadı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, diplomatik çözümün “erişilebilir” olduğunu belirterek birkaç gün içinde taslak metnin Washington’a iletilebileceğini söyledi.
Ancak Trump, İran’ın “anlamlı bir anlaşma” yapmaması halinde “kötü şeylerin yaşanabileceğini” ifade etti. ABD Başkanı ayrıca sınırlı askeri seçeneklerin masada olduğunu dile getirdi.
Körfez’de Askeri Yığınak
Gerilimin arttığı dönemde Washington yönetimi bölgedeki askeri varlığını genişletti. ABD medyasına göre Irak’ın 2003’te işgalinden bu yana en büyük hava gücü Orta Doğu’ya sevk edildi.
Dünyanın en büyük uçak gemilerinden USS Gerald R. Ford’un bölgeye doğru yola çıktığı, USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun ise Arap Denizi’nde konuşlandığı bildirildi.
İran ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta, ABD’nin askeri yığınağının “retorik olarak görülmemesi gerektiğini” belirtti. Tahran yönetimi savaş istemediklerini, ancak olası bir saldırıya “kararlı ve orantılı” şekilde yanıt vereceklerini açıkladı.
Bölgesel Endişe Artıyor
Olası bir çatışma ihtimali, birçok ülkenin vatandaşlarına İran’ı terk etmeleri yönünde tavsiye vermesine yol açtı. Tahran’da ise kamuoyunda hem endişe hem de temkinli bir iyimserlik hâkim.
Analistler, tarafların diplomatik çözüm ile askeri tırmanma arasında kritik bir yol ayrımında olduğunu değerlendiriyor. Önümüzdeki günlerde nükleer taslak metnin içeriği ve Washington’un vereceği yanıt, bölgedeki gerilimin seyrini belirleyecek.

