ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, katıldığı televizyon programında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Huckabee, “Fırat ile Nil nehirleri arasındaki topraklar” ifadesine atıf yaparak İsrail’in bu coğrafya üzerinde hak iddia edebileceğini söyledi.
Huckabee, Tucker Carlson’ın sunduğu programda, İncil’in Tekvin (Genesis) 15. bölümüne gönderme yapılarak yöneltilen soruya yanıt verdi. Carlson, “Nil’den Fırat’a kadar deniyor, bu neredeyse tüm Orta Doğu demek. İsrail’in bu topraklarda hakkı var mı?” sorusunu yöneltti.
Kısa bir duraksamanın ardından Huckabee, “Hepsini alsalar sorun olmaz” ifadesini kullandı ancak daha sonra bunun “bugün tartışılan bir konu olmadığını” söyledi.
“Büyük İsrail” Tartışması
Söz konusu coğrafi ifade, kamuoyunda zaman zaman “Büyük İsrail” projesiyle ilişkilendiriliyor. Bu söylem, işgal altındaki Filistin toprakları dahil olmak üzere bölgedeki geniş bir alanı kapsayan bir referans olarak değerlendiriliyor.
Programda Carlson, Huckabee’nin sözlerini “Hristiyan Siyonizmi’nin teolojik yorumu” olarak nitelendirerek, İsrail’in Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarını kapsayacak bir genişleme fikrinin sorunlu olacağını savundu.
Huckabee ise sözlerinin “abartılı yorumlandığını” belirterek İsrail’in Ürdün, Suriye veya Irak’ı ele geçirmeye çalışmadığını, yalnızca güvenliğini sağlamayı amaçladığını ifade etti. Ancak saldırıya uğraması ve savaşı kazanması halinde durumun “ayrı bir tartışma” olabileceğini söyledi.
Filistin Devleti Açıklaması
Huckabee daha önce Bloomberg’e verdiği bir demeçte, Batı Şeria’da bir Filistin devletinin artık ABD politikasının hedefi olmadığını ifade etmişti. İsrail yerleşimlerini destekleyen açıklamaları da kamuoyunda tartışma yaratmıştı.
Havaalanı Tartışması
Programın YouTube’da yayımlanmasının ardından Carlson, İsrail ziyaretinde havaalanında kısa süreliğine alıkonulduğunu ve pasaportlarının incelendiğini açıkladı. Daily Mail’e konuşan Carlson, ekibinden bir kişinin ayrı bir odada sorgulandığını söyledi.
Huckabee ise sosyal medya platformu X üzerinden Carlson’a seslenerek doğrudan röportaj yapma çağrısında bulundu. Carlson da bu teklifi kabul etti.
Açıklamalar, ABD’nin Orta Doğu politikasına ve İsrail-Filistin meselesine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

