Filistin Yönetimi, Batı Şeria’nın Eriha bölgesinde el konulan topraklarda yetiştirilen hurmaların uluslararası pazarda “İsrail ürünü” etiketiyle satıldığı iddiasıyla resmi uyarı yayımladı. Açıklamada, söz konusu ürünlerin gerçek menşeinin gizlendiği öne sürüldü.
Yetkililer, Şubat 2026’dan itibaren tüketicilerin satın aldıkları hurmaların barkod ve menşe bilgilerini dikkatle kontrol etmeleri çağrısında bulundu. Avrupa pazarında satışa sunulan bazı hurmaların, işgal altındaki Filistin topraklarında üretildiği halde farklı etiketlerle piyasaya sürüldüğü iddia edildi.
Tedarik Zinciri ve Etiketleme Tartışması
Filistin tarafı, bu ürünlerin karmaşık tedarik zincirleri ve üçüncü ülkeler üzerinden sevk edilerek izlenebilirlik denetimlerinden kaçırıldığını savundu. Açıklamada, bu durumun uluslararası ticarette şeffaflık ve ürün güvenliği açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi.
Bazı Avrupa merkezli tüketici örgütleri ve medya araştırmalarının da Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinde üretilen hurmaların menşe bilgisinin açık şekilde belirtilmediğini rapor ettiği ifade edildi.
Boykot İddiası ve Ekonomik Etki
Filistinli yetkililer, söz konusu uygulamanın arkasında özellikle Avrupa ve Müslüman ülkelerde artan boykot çağrılarının etkisinin bulunduğunu ileri sürdü. İsrail’in, ekonomik kayıpları azaltmak amacıyla farklı etiketleme yöntemleri benimsediği iddia edildi.
Öte yandan hurma sektörü küresel ölçekte büyümeye devam ediyor. 2025’te 32,7 milyar dolar değerinde olduğu belirtilen küresel hurma pazarının, yıllık ortalama %6’nın üzerinde büyüyerek 2026’da 34,5 milyar dolara, 2034’te ise 55 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.
Orta Doğu ve Afrika bölgesi dünya hurma üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Bölgedeki üretim kapasitesinin yıllık 9 milyon tonun üzerinde olduğu belirtiliyor.
Filistin Yönetimi, uluslararası topluma çağrıda bulunarak ürünlerin menşe bilgilerinin şeffaf şekilde belirtilmesi ve tüketicilerin yanıltılmaması gerektiğini vurguladı.

