Mark Zuckerberg, sosyal medya platformlarının bağımlılık yarattığı iddialarıyla açılan davada hakim karşısına çıktı. ABD’de görülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada Zuckerberg’in tavrı bazı medya kuruluşları tarafından “sert” ve “savunmacı” olarak nitelendirildi.
Meta CEO’su, şirketin hedefinin kullanıcıların uygulamada daha fazla zaman geçirmesini sağlamak değil, Instagram’ı “insanlar için faydalı hale getirmek” olduğunu savundu.
“Eğer Değerliyse Kullanılır”
Davada, Meta’ya ait bir iç belgede “etkileşimi artırmanın” şirket hedefleri arasında yer aldığına dikkat çekildi. Zuckerberg ise şirketin bilinçli bir şekilde bu yaklaşımın ötesine geçerek “verimlilik ve fayda” odaklı bir modele yöneldiğini söyledi.
“Eğer bir şey değerliyse insanlar onu daha çok kullanır, çünkü onlar için faydalıdır” diyen Zuckerberg, geçmişteki bazı açıklamalarının davacı tarafça çarpıtıldığını öne sürdü.
Dava Nasıl Başladı?
Davanın temelini, Kaliforniya’da yaşayan ve mahkeme kayıtlarında “KGM” rumuzuyla anılan genç bir kadının açtığı dava oluşturuyor. Şikayetçi, çocukluk döneminde YouTube, Snapchat ve TikTok gibi platformların “bağımlılık yaratan özellikleri” nedeniyle zarar gördüğünü iddia ediyor.
TikTok ve Snapchat’in dava başlamadan önce tazminat ödeyerek uzlaşma yoluna gittiği bildirildi.
Akıllı Gözlük Uyarısı
Zuckerberg’in mahkemedeki fiziksel varlığı, ilginç bir detayı da gündeme taşıdı. Hakim, duruşma salonunda Meta’nın akıllı gözlükleriyle görüntü kaydı yapılmaması konusunda uyarıda bulundu. İddialara göre Zuckerberg’in ekibinden bazı kişiler mahkemeye şirketin akıllı gözlükleriyle geldi.
Hakimin özellikle jüri üyelerinin görüntülerinin kaydedilmesi veya yüz tanıma sistemleriyle eşleştirilmesi ihtimalinden endişe ettiği belirtildi. Meta’nın mevcut akıllı gözlüklerinde yerleşik yüz tanıma özelliği bulunmasa da, bu tür teknolojilerin geliştirilmesine dair planlar kamuoyunda tartışılıyor.
“Sosyal Medya Gerçekten Bağımlılık mı?”
Meta’nın avukatları, sosyal medya kullanımının klinik anlamda “bağımlılık” olarak değerlendirilmesine karşı çıkıyor. Instagram Başkanı Adam Mosseri daha önce verdiği ifadede platformun “klinik olarak bağımlılık yapıcı” olmadığını savunmuştu.
Los Angeles’taki dava, sosyal medya şirketlerinin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisine ilişkin açılan ilk büyük dosyalardan biri olması nedeniyle yakından izleniyor. Sürecin, teknoloji şirketlerinin sorumluluğu konusunda yeni hukuki tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

