Sana’a yönetimi, Yemen’e yönelik olası yeni bir askeri müdahaleye karşı sert bir açıklama yaptı. Sana’a hükümetinin geçici başkanı Muhammed Miftah, ülkenin savunma kapasitesinin güçlü olduğunu belirterek hem iç hem de dış aktörlere net mesaj verdi.
Miftah, Yemen’e karşı başlatılabilecek herhangi bir askeri girişimin ağır sonuçlar doğuracağını ifade ederek, “Tam anlamıyla hazırız ve her türlü müdahaleye karşı yüzleşmeye hazırız” dedi. Açıklama, bölgede son dönemde artan gerilim iddialarının gölgesinde geldi.
Suudi Arabistan’a Savaş ve Abluka Suçlaması
Geçici başkan, on yılı aşkın süredir devam eden savaş ve ablukanın sorumlusu olarak Suudi Arabistan’ı işaret etti. Yemen halkının maruz kaldığı yıkım ve insani krizin baş sorumlusunun Riyad yönetimi olduğunu savunan Miftah, yaşananların ağır bir bedel doğurduğunu dile getirdi.
Miftah, Yemen’e yönelik askeri operasyonların ve ekonomik ablukanın ülkeyi derin bir insani krizle karşı karşıya bıraktığını belirterek, bölgedeki istikrarsızlığın temelinde dış müdahalelerin bulunduğunu öne sürdü.
“Caydırıcılık Olmadan Güvenlik Sağlanamaz”
Siyasal ve toplumsal değerler üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Miftah, bölgede son dönemde gündeme gelen normalleşme süreçlerine değindi. Hoşgörü kavramının, işlenen suçlarla eş tutulamayacağını belirten Miftah, suçun meşrulaştırılmasına yönelik yaklaşımları eleştirdi.
Bölgesel güvenliğin ancak caydırıcılıkla sağlanabileceğini vurgulayan Miftah, devam eden saldırılar ve kutsal mekanların tahrip edilmesinin yalnızca bölgeyi değil, tüm insanlığın geleceğini tehdit eden büyük bir felaket olduğunu ifade etti.
Filistin Mesajı
Açıklamasının sonunda Filistin meselesine de değinen Miftah, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduklarını vurguladı. “Siyonist-Amerikan saldırganlığı” olarak nitelendirdiği politikalara karşı Filistin halkı ve bölgedeki direniş yanlısı kesimlerle omuz omuza durduklarını söyledi.
Uzmanlar, Sana’a yönetiminden gelen bu açıklamanın, Yemen’deki mevcut kırılgan güvenlik dengeleri ve bölgesel gerilimler açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Açıklama, Orta Doğu’da süregelen çatışma dinamiklerinin yeni bir evreye girip girmeyeceği sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.

