Birleşik Krallık’ta Kraliyet Ailesi yeniden tartışmaların odağında. Kral Charles III’ün kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor hakkında, iş insanı Jeffrey Epstein bağlantıları nedeniyle yeni bir polis incelemesi başlatıldı.
Essex Polisi tarafından yapılan açıklamada, Stansted Havalimanı’na iniş yapan ve Epstein’e ait olduğu belirtilen özel jet uçuşlarının mercek altına alındığı bildirildi. Söz konusu uçuşların, Mountbatten-Windsor ile bağlantılı görüşmeler kapsamında kadınları taşıdığı iddiasının araştırıldığı kaydedildi.
90 Uçuş İnceleme Altında
Yetkililer, Stansted’e iniş yapan yaklaşık 90 uçuşun Epstein bağlantılı olduğunu değerlendiriyor. Bu uçuşlardan 15’inin, Epstein’in 2008 yılında çocuğu fuhuşa zorlama suçundan mahkûm edilmesinin ardından gerçekleştiği belirtildi. Uçuş kayıtlarının ve yolcu listelerinin detaylı biçimde incelendiği ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, eski başbakan Gordon Brown’un da beyanlarına atıf yapıldı. Brown’un, söz konusu uçakla taşınan kadınlardan en az birinin Buckingham Sarayı’na gittiğine dair açıklamaları yeniden gündeme geldi.
Bu gelişmeyle birlikte Essex Polisi, daha önce inceleme başlatan Thames Valley Polisi ve Surrey Polisi’nin ardından dosyayı ele alan üçüncü kolluk birimi oldu.
İddialar ve Ünvan Süreci
Mountbatten-Windsor’un Epstein’le ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde de yer almıştı. Epstein mağdurlarından Virginia Giuffre, 17 yaşındayken Andrew ile ilişkiye zorlandığını öne sürmüş, Andrew ise iddiaları kesin bir dille reddetmişti.
Kamuoyundaki baskıların artmasının ardından Andrew, York Dükü dahil olmak üzere birçok resmî ünvanından feragat etmişti. 2025’in sonlarında açıklanan yeni belgeler sonrasında ise “Prens” ünvanı da elinden alınmıştı.
Öte yandan, Andrew’un 2003’ten bu yana kaldığı malikaneye düşük bir yıllık kira ödediği ve 75 yıllık kullanım hakkını 1 milyon sterline aldığı yönündeki iddialar da tartışma yaratmıştı. Eski eşi Sarah Ferguson’un Epstein’le bağlantıları da kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Kraliyet çevresinde yeni bir krize yol açan soruşturmanın, önümüzdeki dönemde İngiliz kamuoyunda ve siyasi arenada etkilerini sürdürmesi bekleniyor.

