Hamas’ın yurt dışındaki siyasi lideri Halid Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Al Jazeera Forum’un ikinci gününde yaptığı konuşmada, Gazze’deki Filistinli grupların silahsızlandırılması yönündeki çağrılara sert bir dille karşı çıktı. Meşal, silahların bırakılmasının işgal altındaki bir halkı “kolayca yok edilebilecek bir kurban” haline getireceğini savundu.
Meşal, Hamas’ın silahlarını teslim etmesi yönündeki tartışmaların, Filistin direnişini etkisizleştirmeyi hedefleyen yaklaşık yüz yıllık bir politikanın devamı olduğunu ifade etti. “Halkımız hâlâ işgal altındayken silahsızlanmayı konuşmak, onları İsrail’in tüm uluslararası silahlarla donatılmış ordusu karşısında savunmasız bırakmak anlamına gelir” dedi.
“Sorun silahlar değil, işgal”
Konuşmasında Gazze’de kalıcı bir çözüm için farklı bir çerçeve öneren Meşal, silahsızlanma yerine yeniden imar, insani yardım ve savaşın yeniden başlamayacağına dair güvencelerin sağlanması gerektiğini dile getirdi. Hamas’ın bu yaklaşımı, arabulucu ülkeler olan Katar, Türkiye ve Mısır üzerinden hem bölgesel aktörlerle hem de dolaylı olarak ABD ile paylaşıldı.
Meşal, “Bu kolay bir süreç değil. Silahsızlanma dayatmasıyla değil, kapsamlı bir siyasi ve insani ortam oluşturularak ilerlenebilir” ifadelerini kullandı. Hamas’ın uzun vadeli ateşkes önerilerine de değinen Meşal, 5, 7 hatta 10 yıllık bir ateşkesin silahların kullanılmayacağına dair fiili bir garanti anlamına geleceğini söyledi.
ABD ve İsrail’e eleştiri
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını hedefleyen açıklamalarına da dolaylı yanıt veren Meşal, İsrail işgali sona ermeden böyle bir talebin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Washington’un arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasında Hamas’ın silahsızlandırılması ve uluslararası bir barış gücünün konuşlandırılmasının gündeme gelmesi, Filistin tarafında tepkiyle karşılanıyor.
Öte yandan Meşal, İsrail’in ateşkese rağmen Gazze genelinde neredeyse her gün saldırılarını sürdürdüğünü, doğudaki “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgelerden çekilmeyi reddettiğini belirtti. Ateşkesin başlamasından bu yana yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Meşal, “Sorun Hamas’ın garanti vermemesi değil; sorun İsrail’in silahları Filistinlilerin elinden alarak kaos yaratmak istemesidir” dedi.
“Direniş uluslararası hukukun parçası”
Meşal, konuşmasının sonunda direnişin tarihsel ve hukuki boyutuna dikkat çekti. “İşgal altındaki halkların direniş hakkı vardır. Bu hak uluslararası hukukun ve insanlık tarihinin bir parçasıdır” diyen Hamas lideri, Filistin meselesinin temelinde işgal ve kendi kaderini tayin hakkı bulunduğunu ifade etti.
7 Ekim 2023’teki saldırının ardından yaşananların dünya kamuoyunu Filistin meselesini yeniden tartışmaya zorladığını savunan Meşal, Filistin devletinin tanınmasına yönelik adımların artmasını olumlu ancak yetersiz bulduklarını dile getirdi. Arap ve Müslüman ülkelere de çağrıda bulunan Meşal, diplomatik alanda daha aktif ve “ofansif” bir tutum sergilenmesi gerektiğini söyledi.

