Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Ortak Türk Alfabesi’nin, Türk dünyasının entegrasyonu ve ortak refahı için kritik önemde olduğunu belirtti. Başkentte, Bakü Türkoloji Kongresi’nin 100. yılı dolayısıyla düzenlenen “Ortak Türk Alfabesi: Fırsatlar, Sorunlar ve Öneriler” panelinde konuşan Yıldırım, dil birliğinin sadece iletişim değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik bütünleşme anlamına geldiğini vurguladı.
“Emperyal Rüya Değil, Ortak Geleceğin Temelidir”
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen panelde Yıldırım, ortak alfabenin benimsenmesinin bir “emperyal rüya” değil, Türk dünyasının köklerini, kaderini ve geleceğini paylaşan halklar arasında anlayışı ve refahı artıracak bir adım olduğunu ifade etti.
“Ortak alfabeyi benimsemek bir emperyal rüya peşinde olmak değil; Türk dünyasının her yönüyle daha iyi anlaşması, entegrasyonun sağlanması ve ortak refahın daha da yukarılara taşınması için olmazsa olmazımızdır.” dedi.
Farklı Alfabelerle Gelen Kopukluk
Yıldırım, geçmişte kullanılan Arap, Kiril ve Latin alfabelerinin, yazılı iletişimde kopukluklara yol açtığını belirterek, sözlü anlaşma mümkün olsa da yazılı metinlerde yaşanan farklılıkların, iletişimi zayıflattığını ifade etti.
Türk devletleri arasındaki ticari ilişkilerde dahi ortak dil eksikliğinin sorun teşkil ettiğini belirten Yıldırım, “Birbirimizi anlamak için İngilizceye başvurmak kabul edilemez. Mutlaka kendi ortak dilimizle iletişim kurmalıyız.” diye konuştu.
Akademik ve Kültürel Destekle Süreç Hızlanacak
Ortak alfabenin genç kuşaklara aktarımı için üniversiteler, akademisyenler ve dijital içeriklerin kritik rol oynayacağını söyleyen Yıldırım, 34 harften oluşan çerçevenin uzlaşmayla belirlendiğini ve artık siyasi iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“Tek alfabe, tek dil olarak Türk dünyasında kullanılması gerekir. Bu süreçte yapay zeka ve dijital araçlar da büyük kolaylık sağlayacaktır.” dedi.
Kültürel ve Küresel Güç Vurgusu
Yıldırım, ortak alfabenin yalnızca iletişim değil, aynı zamanda kültürel zenginliğin paylaşılması, ekonomik ilişkilerin güçlenmesi ve Türk dünyasının küresel bir aktör olarak öne çıkması için bir adım olduğunun altını çizdi.
“Dilde, fikirde, işte birlik ülküsünü ortak alfabeyle başlatmak, kültürel ve ekonomik entegrasyonun da önünü açacaktır.” dedi.
Katılımcılardan Destek
Panele katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, ortak alfabenin sadece teknik değil, duygusal bir bağ da oluşturduğunu belirtti. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ise, 30 yıllık emeğin bu noktaya gelmesinin önemine dikkat çekti.
Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek de 34 harfli alfabe önerisinin tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, ortak alfabenin “aracısız ve engelsiz anlaşma” sağlayacağını vurguladı.

