İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani, ABD’nin İran’a yönelik planlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Laricani, Washington yönetiminin İran’da yaşanabilecek toplumsal bir kriz sonrasında askeri müdahalede bulunmayı hedeflediğini, ancak bu planın ABD Başkanı Donald Trump tarafından açık edildiğini öne sürdü.
İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Laricani, Silahlı Kuvvetlerin Siyasi Önderleri ve Yöneticileri Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ülkede son dönemde yaşanan protestoları ve bu sürecin arka planını değerlendirdi.
“ABD Taktik Değiştirdi”
Laricani, ABD’nin doğrudan askeri müdahale yerine önce İran toplumunda birlik ve beraberliği zayıflatmayı hedeflediğini savunarak, “Trump, İran’da toplumsal bir krizin ortaya çıkması halinde askeri müdahalede bulunacaklarını açıkça ifade etti. Ülkeyi sürekli bir acil durum ortamında göstermek, düşmanların arzuladığı savaş atmosferinin ta kendisidir.” dedi.
ABD’nin bu strateji kapsamında İran halkını sokağa dökmeye çalıştığını iddia eden Laricani, İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük çatışma sürecinde de benzer girişimlerin devreye sokulduğunu söyledi. “Halkımızı sokaklara çıkarmak için büyük çaba sarf ettiler ancak bunda başarılı olamadılar. Buna rağmen aynı plan doğrultusunda hareket etmeye devam ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
“Barışçıl Protestolar Şiddete Dönüştürülmek İstendi”
Laricani, dış aktörlerin barışçıl gösterileri şiddet eylemlerine dönüştürmeye çalıştığını savunarak, bunun İran’ı istikrarsızlaştırmaya yönelik daha geniş bir planın parçası olduğunu dile getirdi. İsrail’in geçmişte, “İran içinde kendilerine bağlı yapılardan yeni senaryolar için yararlanacakları” yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Laricani, bugün İran’ın bu yapılarla mücadele ettiğini ileri sürdü.
İran’daki Gösteriler ve Can Kaybı Tartışması
İran’da 28 Aralık 2025’te, yerel para biriminin hızlı değer kaybı ve artan ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayılmıştı. Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen olayların ardından yetkililer internet erişimini büyük ölçüde kısıtlamış, protestoların sona ermesiyle birlikte bağlantı kademeli ve sınırlı biçimde yeniden sağlanmıştı.
İran Şehit ve Gaziler Vakfı’nın Adli Tıp Kurumu verilerine dayandırdığı 21 Ocak tarihli açıklamada, olaylar sırasında güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Buna karşılık ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), can kaybının 5 bin 848 olduğunu, 41 bin 283 kişinin de gözaltına alındığını ileri sürdü.
İran yönetimi ise protestoların arkasında dış müdahale ve yönlendirme olduğu tezini yineleyerek, ülkenin iç güvenliğine yönelik tehditlere karşı mücadelenin süreceğini vurguluyor.

