Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Süleymani Suikastının 6. Yılında İran’ın Değişen Orta Doğu Stratejisi

Kasım Süleymani suikastının üzerinden 6 yıl geçerken, İran’ın Orta Doğu’daki etkinliği ve bölgesel stratejisi ciddi bir dönüşüm yaşadı.

Kasım Süleymani suikastının üzerinden 6 yıl geçerken, İran’ın Orta Doğu’daki

İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin 3 Ocak 2020’de ABD tarafından Bağdat’ta düzenlenen suikastla öldürülmesinin üzerinden altı yıl geçti. Bu gelişme sadece İran için değil, tüm Orta Doğu dengeleri açısından da bir dönüm noktası oldu.

1998’de Kudüs Gücü’nün başına geçen Süleymani, İran’ın dış politikasının askerî mimarı olarak görülüyordu. Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen gibi ülkelerde İran nüfuzunu büyük ölçüde artıran Süleymani, özellikle Suriye iç savaşında Esed rejimini destekleyen Şii milislerin koordinasyonunu bizzat yürütmüştü.

ABD Saldırısı ve Bölgesel Etkileri

3 Ocak 2020’de Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi’nin davetiyle Bağdat’a gelen Süleymani, ABD’ye ait SİHA’larla hedef alındı. Saldırıda İranlı komutanın yanı sıra Iraklı Haşdi Şabi liderlerinden Ebu Mehdi el-Mühendis’in de aralarında bulunduğu 10 kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, suikastın emrini doğrudan verdiğini duyurdu.

Saldırı sonrası İran’da üç günlük yas ilan edilirken, ülke genelinde intikam çağrıları yükseldi. İran, 5 Ocak 2020’de nükleer anlaşmadaki tüm taahhütlerini askıya aldığını açıkladı. 8 Ocak’ta ise ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed ve Erbil üsleri balistik füzelerle hedef alındı. Aynı gün İran ordusu, Ukrayna’ya ait bir yolcu uçağını “hatalı bir değerlendirme sonucu” düşürdü; 176 kişi yaşamını yitirdi.

Kudüs Gücü’nün Yeni Komutanı ve Zayıflayan Etki

Süleymani’nin ölümünden sonra yerine yardımcısı Tuğgeneral İsmail Kaani getirildi. Ancak yeni dönemde Kudüs Gücü’nün bölgesel etkinliğinin ciddi biçimde azaldığı gözlemlendi. Özellikle Aralık 2024’te Esed rejiminin çökmesi, İran açısından yalnızca bir müttefikin kaybı değil, aynı zamanda Süleymani’nin kurduğu stratejik düzenin de sonu anlamına geldi.

İran’ın Şam’dan Akdeniz’e uzanan askeri-siyasi köprüsü çöktü. İran’a bağlı milis güçler Deyrizor ve Halep hattından çekildi, lojistik üsler dağıldı, Hizbullah ile eşgüdüm zayıfladı. Direniş ekseninin üç ana ayağı olan Lübnan, Irak ve Yemen arasındaki bağlar da gevşedi.

Yeni Dönemde Parçalanan Bölgesel Güç

Süleymani’nin karizmatik liderliğiyle ayakta tutulan yapılar, merkezi koordinasyonun eksikliği nedeniyle zayıfladı. İran’ın bölgedeki güç projeksiyonu artık daha dağınık, savunmacı ve sınırlı bir çerçevede ilerliyor.

Tüm bu gelişmeler, Süleymani suikastının İran’ın bölgesel politikalarında ne denli derin bir kırılma yarattığını gözler önüne seriyor.