Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

İsrail-Lübnan Savaşı Geri mi Dönüyor?

İsrail’in Hizbullah’a yönelik artan saldırıları ve Beyrut’a sıçrayan şiddet, yeni bir İsrail-Lübnan savaşı ihtimalini güçlendiriyor. Peki, Tel Aviv’in asıl hedefi ne?

İsrail’in Hizbullah’a yönelik artan saldırıları ve Beyrut’a sıçrayan şiddet, yeni

İsrail’in Lübnan’ın güneyine ve başkent Beyrut’a yönelik saldırıları, bölgeyi yeniden sıcak çatışma ortamına sürüklüyor. Son haftalarda şiddetlenen saldırılar, özellikle Hizbullah’ın üst düzey ismi Heysem Ali Tabatabai’nin hedef alınarak öldürülmesiyle kritik bir eşiğe ulaştı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tuba Yıldız, Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde, İsrail’in Lübnan stratejisini, bölgedeki yeni savaş senaryolarını ve olası sonuçları değerlendirdi.

Sınırlar değişiyor, saldırılar derinleşiyor

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında ateşkes sürecine geçilmesinin ardından Lübnan’ın güneyinde saldırılar yeniden tırmandı. Sınır hattındaki BM Barış Gücü (UNIFIL) devriyelerinin bile geri çekilmek zorunda kaldığı bu süreçte Tel Aviv yönetimi, Mavi Hat üzerinde yeni sınır çizgileri oluşturmaya başladı. İsrail’in Beyaz varillerle belirlediği sınırı şimdi duvarla kalıcı hale getirme çabası, analize göre güney Lübnan’daki işgalin bir parçası olarak görülüyor.

“İsrail, Hizbullah’ın zayıflamasını yeterli bulmuyor; kalıcı sınır değişikliği ve tampon bölge hedefiyle hareket ediyor,” ifadeleri kullanıldı.

Lübnan’da kırılgan siyaset ve silahsızlandırma baskısı

Analize göre Hizbullah’ın son iki yılda askeri gücünün zayıflaması ve lider kadrosuna yönelik suikastlar, Tel Aviv’in baskılarını artırmasına zemin oluşturdu. Ancak, Lübnan hükümeti içindeki bazı siyasi aktörlerin, özellikle Başbakan Nevvaf Selam’ın ABD ile paralel yürüttüğü politikaya rağmen, iç kamuoyunun Hizbullah’a desteği sürüyor.

“Ordunun Hizbullah’la doğrudan çatışma istememesi, hükümetin elini zayıflatıyor. İç çatışma riski nedeniyle taraflar diplomatik manevralara yöneliyor,” değerlendirmesi yapıldı.

İsrail’in asıl hedefi Hizbullah mı, Lübnan mı?

İsrail’in son dönemde Lübnan’a yönelik saldırılarında yalnızca Hizbullah değil, sivil yapılar ve yerleşim alanları da hedef alınıyor. Bu durumun dikkat çekici olduğunu belirten Yıldız, asıl hedefin sadece Hizbullah değil, Lübnan’ın güneyinde kalıcı bir İsrail kontrolü olduğunu vurguluyor.

“Hizbullah’ın çekilmesi artık İsrail işgalinin sona ermesi için yeterli olmayacak. Yeni sınır fiilen çizildi; İsrail güneyde kalıcı olmak istiyor,” denildi.

İran, Türkiye ve bölgesel yansımalar

İsrail’in bu hamlelerine karşı en net tepkilerden biri İran’dan geldi. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in danışmanlarından Ali Ekber Velayeti, “Hizbullah, Lübnan için ekmek ve sudan daha önemlidir” açıklamasıyla Tahran’ın desteğinin süreceğini bildirdi.

Türkiye ise İsrail’in bölgedeki politikalarını uluslararası hukuka aykırı bularak, Gazze ve Lübnan’daki sivil kayıplara karşı uluslararası baskının artırılması gerektiğini her fırsatta vurguluyor.

“Ankara, Lübnan’ın istikrarını, Suriye ile birlikte bölgesel denge açısından stratejik görüyor,” notu düşüldü.

Yorum: Savaş ihtimali mi, sınırlı çatışma mı?

İsrail’in saldırılarına karşılık vermekte temkinli davranan Hizbullah, doğrudan füze saldırıları yerine gösteri niteliğinde faaliyetler ve sınırlı askeri hareketlilikle zaman kazanmaya çalışıyor. Ancak, Tel Aviv’in saldırgan tutumu devam ederse Lübnan’daki mevcut kırılgan yapı daha büyük bir çatışmaya evrilebilir.

“Hizbullah ile Lübnan Devleti arasındaki denge her an kopabilir. Yeni bir savaşın önündeki tek engel diplomasi değil, caydırıcılık arayışıdır,” ifadesine yer verildi.