Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 87. yılında Kazakistan’da düzenlenen törenle anıldı. Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği ile Yunus Emre Enstitüsü işbirliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Kazakistan Silahlı Kuvvetleri Askeri Müzesi’nde yapıldı.
Anma töreni, yerel saatle 09.05’te başlayan saygı duruşuyla başladı. Ardından Kazakistan Savunma Bakanlığı Askeri Bandosu tarafından Türkiye ve Kazakistan milli marşları seslendirildi. Etkinliğe Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Azerbaycan Astana Büyükelçisi Agalar Atamoglanov, Kazakistan Parlamentosu Milletvekili Abzal Kuspan, büyükelçilik personeli, Türk kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda Kazak vatandaşı katıldı.
“Atatürk, Türk Dünyasının Ortak Değeridir”
Büyükelçi Mustafa Kapucu, törende yaptığı konuşmada, Atatürk’ü vefatının 87. yılında rahmet, minnet ve şükranla andıklarını belirterek, onun yalnızca bir devlet kurucusu değil, aynı zamanda büyük bir asker ve strateji dehası olduğunu vurguladı. Kapucu, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmadaki vizyonunun tüm dünyada takdir edildiğini ifade etti.
Kazakistan Parlamentosu Milletvekili Abzal Kuspan ise Atatürk’ün yalnızca Türkiye için değil, tüm Türk dünyası için önemli bir lider olduğunu belirtti. “Atatürk, 20. yüzyılın en büyük siyasetçilerindendir. Türk halklarının ortak bir geleceği olduğuna yürekten inanıyordu,” dedi.
Törende ayrıca Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği Üçüncü Katibi Selvi Naz Topaloğlu da günün anlam ve önemine dair bir konuşma gerçekleştirdi.
Türk Tarih Kurumu Arşivinden Sergi
Törenin ardından Türk Tarih Kurumu’nun arşivlerinden seçilen, Atatürk’ün yaşamına dair çeşitli karelerin yer aldığı özel bir fotoğraf sergisi ziyarete açıldı. Sergi, Atatürk’ün liderliğini ve fikir dünyasını yansıtan nadir fotoğraflarla dikkat çekti.
Büyükelçi Mustafa Kapucu, sergiyi ziyaretçilere eşlik ederek gezdi. Sergi, Kazak halkı başta olmak üzere çok sayıda davetli tarafından ilgiyle karşılandı.
Bu anlamlı etkinlik, Atatürk’ün sadece Türk milletinin değil, Türk dünyasının ortak mirası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

