Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye, UNESCO’da Adil Yönetişim ve Kültürel Dayanışmanın Güçlü Savunucusu

UNESCO Daimi Temsilcisi Gülnur Aybet, Türkiye’nin UNESCO’daki etkisini, çok taraflı diplomasideki köprü rolünü ve Gazze’deki duyarlılığını vurguladı.

UNESCO Daimi Temsilcisi Gülnur Aybet, Türkiye'nin UNESCO’daki etkisini, çok taraflı

Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gülnur Aybet, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen UNESCO 43. Genel Konferansı’nda yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’nin kuruma katkısını daha da artırmayı hedeflediğini belirtti. Aybet, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” vizyonu doğrultusunda, UNESCO’da da daha adil ve şeffaf bir yönetişim anlayışının gerekliliğine dikkat çekti.

Semerkant’ta bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Aybet, şehrin, Türk ve İslam medeniyetinin kadim merkezlerinden biri olduğunu ve bu tür küresel toplantılara ev sahipliği yapmasının sembolik bir anlam taşıdığını söyledi.

“UNESCO’nun Karar Yapısında Dönüm Noktasındayız”

Büyükelçi Aybet, UNESCO’da genel direktör, genel konferans başkanı ve yürütme kurulu başkanının yenilendiği bir sürecin yaşandığını ve Türkiye’nin bu kurumda daha etkili bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. UNESCO’nun eğitim, bilim, kültür ve iletişim gibi insanlık için temel alanlarda çalıştığını hatırlatan Aybet, BM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Gelecek Paktı”nın, bu alanların sürdürülebilir kalkınmadaki önemini vurguladığını kaydetti.

Aybet, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ‘Dünya beşten büyüktür’ vizyonu, UNESCO’da da adil ve kapsayıcı bir yönetişimin ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Türkiye olarak bu yönde aktif katkı sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

Türkiye, Çok Taraflı Diplomaside Köprü Rolünde

UNESCO’nun kurucu üyelerinden ve halihazırda yürütme kurulu üyesi olan Türkiye’nin sadece aktif bir katılımcı değil, aynı zamanda bölgesel dayanışmayı güçlendiren bir aktör olduğunu vurgulayan Aybet, ülkemizin BM sistemi içinde çok taraflı diplomaside benzersiz bir köprü ve vazgeçilmez bir ortak olarak öne çıktığını söyledi.

Türkiye’nin yürütme kuruluna üçüncü kez üst üste seçilmesinin, uluslararası toplumun güveninin bir göstergesi olduğunu belirten Aybet, UNESCO’nun karar mekanizmalarında aktif rol üstlendiklerinin altını çizdi.

Türkiye’den Gazze’ye İlk Destek

Aybet, Türkiye’nin UNESCO’nun Gazze özel hesabına destek veren ilk ülke olduğunu vurgulayarak, “Gazze Eylem Planı’nın hazırlanması sürecinde, kimi ülkelerin direncine rağmen kararlılıkla hareket ettik. Bu tutum, Filistin konusundaki uluslararası hassasiyeti artırmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türk Dünyası İçin Kültürel Adım

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile UNESCO bünyesinde işbirliğinin giderek güçlendiğini dile getiren Aybet, 15 Aralık’ın “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” ilan edilmesini büyük bir başarı olarak değerlendirdi. Bu kararın, Türk dili konuşan ülkeler arasındaki dayanışmayı ve çok dilliliğin önemini pekiştirdiğini belirtti.

Aybet son olarak, Türkiye’nin UNESCO’nun ortak akıl ve vicdan misyonunun güçlü bir parçası olduğunu belirterek, Semerkant’taki tarihi mirastan ilham alarak barış, kültür ve eğitim temelli bir gelecek inşa etmeye kararlı olduklarını söyledi.