İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Döngüsel Ekonominin Finansmanı” panelinde, çevre yatırımları, organik atıkların iklim etkisi, mikroplastik kirliliği ve sürdürülebilir gıda sistemleri gibi konular masaya yatırıldı.
Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) iş birliğiyle düzenlenen forum, döngüsel ekonomi odaklı yaklaşımlara finansal çözümler üretmeyi amaçlıyor.
Metan Emisyonları ve Organik Atıklar Ön Planda
Panelin moderatörlüğünü eski Fas Çevre Bakanı ve EauGlobe Kurucusu Hakima El Haite üstlenirken, Global Methane Hub CEO’su Marcelo Mena, Co-Capital Yatırım Başkan Vekili Maria Jose Valdivia ve Regeneration.VC Kıdemli Yatırım Uzmanı Destana Herring konuşmacı olarak katıldı.
Marcelo Mena, organik atıkların metan salımında büyük rol oynadığını vurgulayarak, “2050’ye kadar tarım ve enerji gibi sektörlerde yapılacak yüzde 0,3’lük bir katkı bile küresel ısınma ile mücadelede önemli bir adım olabilir” dedi.
Mena, gıda sistemlerinin yarattığı emisyonlarda soğuk zincirler, hayvan yemi ve bakım sistemlerinin etkili olduğunu belirterek, bu alanlarda dönüşüm sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Gıda Sistemleri ve Yerel Ekonomiler Arasında Bağlantı
Co-Capital’dan Maria Jose Valdivia ise gıda sistemlerinin yeryüzünü koruma açısından kritik olduğunu belirterek, “Gıdanın sadece beslenme değil, küresel çevresel güvenlik için de kilit bir sistem olduğunu fark ettim” ifadelerini kullandı.
Valdivia, Meksika’da yürüttükleri projelerle hanelere ulaştıklarını ve yerel girişimcilik ekosistemini filantropik sermayeyle desteklediklerini dile getirdi. Latin Amerika’daki yüksek biyoçeşitlilik potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini vurgulayan Valdivia, Co-Capital olarak bu alanda finansal çözümler geliştirdiklerini ifade etti.
Mikroplastik Kirliliği Alarm Veriyor
Regeneration.VC’den Destana Herring, mikroplastik kirliliğinin karbon ayak izinin yüzde 40’ını oluşturduğunu ve okyanuslardaki kirliliğin yüzde 90’ının mikroplastik kaynaklı olduğunu belirtti.
Herring, “Eğer sera gazları kirlilik dağıysa, mikroplastik bu dağın hemen altında yer alıyor” diyerek, ticari ve sanayi sularından mikroplastiğin arındırılmasının neredeyse imkansız olduğunu ifade etti.
Mikroplastiklerin boyutunun bir milimetrenin milyonda biri kadar olduğunu belirten Herring, bu parçacıkların su arıtma sistemleriyle ayrıştırılamadığını ve ciddi bir çevresel risk oluşturduğunu söyledi.

