Premier Lig Dönüyor: Uluslararası Aranın Ardından Takip Edilmesi Gereken 8 Hikaye
Ekim ayı milli maç arası sona erdi ve Premier Lig tutkunları tekrar nefesini tuttu. Önümüzdeki dört haftada nefes kesici mücadeleler futbolseverleri bekliyor. Liverpool – Manchester United buluşması haftanın en merak edilen maçıyken, diğer devler de kendi hikâyelerini yazmaya hazırlanıyor.
Liverpool’un £242 Milyonluk Sıkıntısı
Arne Slot’un ekibi şampiyonluk yarışında tökezlemeye başladı. Yeni transfer Florian Wirtz hâlâ gol veya asist katkısı veremedi, £117 milyonluk yatırım tartışılıyor.
Forvet hattında Alexander Isak ise yalnızca bir gol bulabildi ve beklentilerin gerisinde. Klopp sonrası yeniden yapılanan Liverpool’un hücum düzeni kırılgan, özellikle Salah’ın formsuzluğu hissediliyor. Pazar günü Anfield’daki Manchester United karşılaşması belirleyici olacak.
Caicedo: “Dünyanın En İyisi” mi?
Chelsea taraftarları kadar İngiliz basını da Moises Caicedo’nun performansına hayran. Brighton’dan 2023 yazında rekor bedelle gelen Ekvadorlu orta saha, bu sezon 7 maçta 3 golle kariyer zirvesini yaşıyor.
Artık sadece pres gücüyle değil, skor katkısıyla da “elit orta saha” seviyesine yükselmiş durumda. Ancak onu “Premier Lig’in en iyisi” yapmak için sürdürülebilir performans şart.
Haaland 2.0: Rekorun Peşinde
Erling Haaland, 12 maçta 21 gol attı. Norveçli yıldız yalnızca golcü değil, artık asist ve saha içi bağlantılarıyla da fark yaratıyor.
Manchester City şu anda 5. sırada ve toplam 19 golün 12’sini Haaland kaydetti. Bu form sürerse, Premier Lig’de bir sezonda 40 gol barajını aşan ilk oyuncu olabilir.
Nottingham Forest’ta Ange Fırtınası
Ange Postecoglou, Tottenham’daki başarısının ardından Forest’ta kabus gibi bir başlangıç yaptı. Henüz galibiyeti bulunmayan teknik adam için Chelsea maçı “ya tamam ya devam” anlamına geliyor.
Kulüp sahibi Marinakis’in teknik direktör müdahaleleri, Forest’ı kaosa sürüklemiş durumda.
Sunderland’in Rüya Gibi Dönüşü
Premier Lig’e yıllar sonra dönen Sunderland, kendi sahasında yenilgi yüzü görmüyor. Granit Xhaka liderliğinde disiplinli bir takım kurdular. Bu hafta formsuz Wolves karşısında galibiyet alırlarsa orta sıralardaki yerlerini sağlamlaştırabilirler.
Arsenal’in Craven Cottage Laneti
Mikel Arteta’nın Arsenal’i liderlik koltuğunda oturuyor ama Fulham deplasmanı onlar için kabusa dönen bir adres. Son iki sezonda bu statta puan kaybettiler; bu hafta ise liderliği pekiştirme fırsatı.
Geçmiş hatalarını telafi edip “şampiyon takımı” olduklarını kanıtlamaları gerekiyor.
Tottenham’da Ev Stresi
Thomas Frank döneminde Tottenham daha dengeli bir takım haline geldi ama iç saha performansı hâlâ sorunlu.
Yeni stadyum avantajını kullanamayan Spurs, bu sezon evinde sadece üç galibiyet alabildi. Taraftarlar sabırsız, Frank’in “stadyumu kaleye çevirmek” vizyonu sınavda.
Rakip Aston Villa, yedi maçtır yenilmiyor ve Londra’ya özgüvenle geliyor.
Amorim ve Manchester United’ın Kırılma Noktası
Ruben Amorim yönetimindeki Manchester United, Liverpool deplasmanına baskı altında gidiyor. Geçen ayki City mağlubiyeti sonrası sabır tükenmek üzere.
Anfield’da alınacak bir galibiyet Amorim’in koltuğunu kurtarabilir, yenilgi ise yeni bir krizi başlatır.
Premier Lig sahalara geri dönüyor ve her kulübün farklı bir hikayesi var: kimisi kurtuluş, kimisi şampiyonluk, kimisi yeniden doğuş mücadelesi veriyor.
Hafta sonu oynanacak maçlar, yalnızca lig sıralamasını değil; teknik direktörlerin ve yıldız futbolcuların kaderini de belirleyecek.

