Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Milli İrade Buluşmaları” kapsamında katıldığı programda Türkiye’nin ekonomik vizyonunu ve kalkınma hedeflerini paylaştı. MÜSİAD’da düzenlenen toplantıda konuşan Yılmaz, Türkiye’nin 1,5 trilyon doları aşan ekonomik büyüklük, 17 bin doların üzerinde kişi başına gelir ve 274 milyar dolar ihracat hedeflediğini belirtti.
“Bu yıl sonu itibarıyla 32 milyonun üzerinde istihdam, turizmde 64 milyar doları aşan gelir öngörüyoruz,” diyen Yılmaz, Türkiye’nin tarihindeki en yüksek gelir seviyesine ulaşacağını kaydetti.
“Türkiye Yüksek Gelirli Ülkeler Ligi’ne Girmeye Hazır”
Dünya Bankası’nın sınıflandırmasına göre Türkiye’nin uzun süredir “üst orta gelirli” ülke grubunda yer aldığını hatırlatan Yılmaz,
“2025 yılı itibarıyla Türkiye tarihinde ilk kez yüksek gelirli ülkeler ligine adım atacak. Bu, büyük bir dönüm noktasıdır,” dedi.
“Enflasyonla Mücadelede Bütüncül Program Uygulanıyor”
Yılmaz, ekonomideki temel önceliğin enflasyonu düşürmek olduğunu vurgulayarak,
“Enflasyonu kontrol altına alırken büyümeyi ve istihdamı da gözetiyoruz. Para politikaları, maliye politikaları ve yapısal reformları kapsayan bütüncül bir ekonomik program yürütüyoruz,” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, enflasyonun bu yılı %30 civarında tamamlamasını öngördüklerini belirtti.
“Üç Yılda 2,5 Milyon Yeni İstihdam Hedefi”
İşsizlik oranının tek haneli seviyelerde devam ettiğini belirten Yılmaz,
“2028’e kadar 2,5 milyon yeni istihdam oluşturacağız. İlk kez işsizlik oranını %8’in altına indireceğiz,” diye konuştu.
Ayrıca, enerji verimliliği, sosyal konut üretimi, lojistik altyapı yatırımları, sulama projeleri ve mesleki eğitim gibi alanlara da yatırım yapılacağını açıkladı.
“Bölgesel Kalkınma Türkiye’ye Güç Katar”
Gazze’de yaşananların küresel barışı etkilediğini belirten Yılmaz, bölgesel iş birliğine dikkat çekti:
“Zengezur Koridoru’nun açılması, Irak Kalkınma Yolu ve Suriye’nin yeniden şekillenmesi, Türkiye’nin kalkınmasına ivme kazandıracak.”
Yılmaz, Avrupa Birliği örneğini vererek, Türkiye’nin de bölgesinde lokomotif ülkelerle birlikte bölgesel refah alanı oluşturabileceğini vurguladı.
“Biz niye aynısını yapmayalım? Malların, insanların, fikirlerin özgürce dolaştığı bir bölge hayal değil,” dedi.

