Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da, Protestan Kilisesi öncülüğünde 21 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında “Peacewalk Amsterdam” adıyla barış yürüyüşü düzenlendi. Etkinlikte farklı dinlerin temsilcileri bir araya gelerek Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekti ve barış mesajları verdi.
Dominicus Kilisesi’nde başlayan etkinlikte, din adamları dünya barışı için dua etti ve barış şarkıları seslendirdi. Katılımcılar, özellikle Gazze’de büyük acılar yaşayan Filistinliler için dualar ederek dayanışma gösterdi.
“Gazze’deki görüntülere bakmak bile zor”
Dominicus Kilisesi Papazı Arjen Broers, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Gazze’deki durum o kadar korkunç ki, haberleri okumakta bile zorlanıyorum. Onları düşünüyoruz ve hükümetimize bu yaşananlara izin vermememiz gerektiğini söylüyoruz.” dedi. Broers, yürüyüşün gelecek yıl Kudüs’e yapılması planlanan daha büyük barış yürüyüşünün bir ön hazırlığı olduğunu da belirtti.
Kudüs’ün barış şehri olması gerektiğini vurgulayan Broers, “İnançlarımız bizi barışa yakın kılıyor ama İsrail hükümetinin uyguladığı şiddet bizi bu mirastan uzaklaştırıyor.” ifadelerini kullandı.
“Onların acısını hissediyoruz”
Amsterdam Barış Yürüyüşü girişiminin başındaki Rikko Voorberg ise Gazze, Filistin ve İsrail’de yaşayanlardan aldıkları en önemli mesajın şiddete direnmek ve barış içinde yaşamak olduğunu dile getirdi. Voorberg, “Onların acılarını duyuyoruz, onların incinmesi bizi de incitiyor. İnsanların kendi topraklarında onur ve adalet içinde yaşayabileceği bir gelecek istiyoruz.” dedi.
Camiden barış mesajı
Barış yürüyüşü, Hollanda Diyanet Vakfı’na bağlı Amsterdam Fatih Camisi’nde sona erdi. Caminin din görevlisi Kemal Gözütok, “Başta Gazze olmak üzere dünyadaki tüm haksızlıklara ve zulme karşı farklı dinlerden insanlarla ortak bir mesaj veriyoruz.” diye konuştu.
Fatih Camisi Başkanı Fikret Önder ise Hollandalıların hükümetten Gazze’de barış için daha fazla çaba göstermesini talep ettiğini belirterek, “Biz de bu çağrıyı destekliyoruz. Hollanda, barış için daha fazla inisiyatif almalı.” dedi.
Etkinlik, gelecek yıl Avrupa’nın farklı şehirlerinden başlayarak Kudüs’e kadar sürecek uzun soluklu bir barış yürüyüşünün habercisi olarak değerlendirildi.

