Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır’ın MBC Masr kanalında yaptığı açıklamalarda, İsrail’in bölgede izlediği politikaları değerlendirerek, “İsrail’in yayılmacılığı artık bir politika haline geldi. Bölge ülkeleri ve uluslararası toplum buna karşı ortak tedbirler almalı.” ifadelerini kullandı.
Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İİT ve Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesine de değinen Fidan, zirvenin en önemli çıktısının İsrail’in yalnızca Filistin’e değil, başka Arap ülkelerine yönelik saldırı ihtimalinin uluslararası toplantılarda açıkça kayda geçirilmesi olduğunu söyledi.
“Filistin Devleti’nin hayata geçmesi şart”
Fidan, Gazze’de süren saldırılar ve Batı Şeria’ya yönelik ilhak girişimlerinin bölgesel barışın önünde engel oluşturduğunu belirterek, Filistin Devleti’nin kurulmasının barış için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
“Suriye’nin istikrarına en büyük tehdit İsrail”
Bakan Fidan, Suriye’deki mevcut duruma ilişkin değerlendirmesinde, “Şu anda Suriye’nin istikrarına en büyük tehdit, muhtemel bir İsrail askeri operasyonudur. İsrail bu yönde niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Suriye’de istikrarsızlığın kapısını açarsa, bunu İsrail’in yayılmacı politikaları açar.” dedi.
Uluslararası toplumun, Rusya, Çin, AB ve bölge ülkeleriyle birlikte Suriye’de yeni yönetime bir şans verme konusunda mutabık olduğunu belirten Fidan, Netanyahu hükümetinin bu ortak yaklaşımı tehdit olarak algıladığını söyledi.
“Ortak güvenlik masaya yatırılmalı”
Türkiye’nin Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişkilerine de değinen Fidan, ekonomik ve siyasi işbirliğinin yanı sıra savunma sanayi ve güvenlik alanlarında da daha güçlü işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Fidan, “Artık bölgedeki tehditler, bizi ortak güvenlik konularını en az ekonomi ve teknoloji kadar masaya yatırmaya zorluyor.” ifadesini kullandı.
ABD-İsrail ilişkileri eleştirisi
ABD’nin İsrail politikalarındaki etkisine ilişkin bir soruya yanıt veren Fidan, “Aslında Amerika’nın İsrail üzerinde sanıldığı kadar etkisi yok, belki tersi mümkün.” diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’deki soykırımın durdurulması için diplomasiye yoğun mesai harcadığını hatırlattı.

