Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Roma merkezli Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IAI) tarafından düzenlenen konferansta uluslararası gündemi değerlendirdi. IAI Direktörü Nathalie Tocci’nin moderatörlüğündeki oturumda Fidan, Türkiye ile İtalya arasındaki stratejik ortaklıktan, bölgesel güvenlik kaygılarına ve Gazze’ye ilişkin sert değerlendirmelere kadar geniş bir yelpazede görüşlerini paylaştı.
Türkiye-İtalya işbirliğinin kapsamı
Fidan, Türkiye ile İtalya’nın Akdeniz ve Kuzey Afrika’da tarihi, coğrafi ve gelecek odaklı bir stratejik ortaklık geliştirdiğini belirterek bu ilişkinin basit bir çıkar ittifakı olmadığını vurguladı. “Türkiye’nin İtalya ile ortaklığı, Akdeniz ve Kuzey Afrika’da bir kartalın kanatları gibi yayılıyor” diyen Fidan, iki ülkenin savunma, sanayi, ticaret, yatırım, enerji güvenliği, iklim, bilim-teknoloji ve lojistik alanlarında işbirliğini derinleştirme potansiyelinin büyük olduğunu söyledi. NATO çerçevesindeki ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımıyla bölgesel güvenliğin güçlendirildiğini kaydetti.
Gazze: Hakikatin kabulü ve suçların ifşası
Bakan Fidan, BM Genel Kurulu yüksek düzeyli haftasında Gazze’nin gündemde olacağını anımsatarak, “Gazze’deki gerçekleri kabul etmek ve İsrail’in insanlığa karşı işlediği suçları ifşa etmek, adil bir dünya için atılacak ilk adımdır” ifadelerini kullandı. Fidan, doğrudan söyleyerek İsrail’in Gazze’de soykırım işlediğini ve İtalya’nın bu konuda net bir sesle destek vermesinin kritik önem taşıdığını belirtti.
İsrail politikaları ve bölgesel etkiler
Fidan, İsrail’in güvenlik gerekçesinin arka planda kaldığını, asıl hedefinin daha fazla toprak elde etmek olduğunu savundu: “Dertleri güvenlik olsaydı iki devletli çözüm şu ana kadar hayata geçirilirdi.” Ayrıca İsrail’in bazı eylemlerinin ABD politikasından ayrı muamele gördüğünü; bunun Körfez ülkelerinde büyük bir endişe yarattığını, Katar’a yönelik saldırı sonrası bölgesel güvenliğin yeniden tartışılmasının şaşırtıcı olmayacağını söyledi.
Suriye, YPG ve bölgesel istikrar
Suriye konusunda Fidan, Şam’ın istikrarı sağlamasını destekleyebilecek adımlar gerektiğini vurguladı. YPG’ye ilişkin olarak, örgütün Şam ile varılan anlaşmayı ilerletmekte çekingen davrandığını, İsrail’in bölgede yarattığı krizden fırsat elde etmeye çalışabileceğini belirtti. Türkiye’nin güvenlik kaygılarının ve bölgede istikrarın korunmasının öncelikli olduğunu söyledi.
Karabağ anlaşması ve normalleşme takvimi
Fidan, Karabağ’daki gelişmelerin ardından Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın risk almasını takdir etti; Azerbaycan’a ve süreçte destek veren aktörlere teşekkür etti. Nihai imzaların Washington’da henüz atılmadığını, gelecek yılın ilk yarısında son imzaların beklenebileceğini belirterek, “Anlaşma son imzalanır imzalanmaz Ermenistan ile normalleşmeyi hızla gerçekleştireceğiz” dedi.
Ukrayna’da diplomasi çağrısı
Rusya-Ukrayna çatışmasının sona ermesi için gerçekçi yolun diplomasiden geçtiğini tekrarlayan Fidan, İstanbul görüşmelerinin bu yaklaşımı doğruladığını söyledi. Donetsk’in halen en hassas konu olduğunu, kalıcı bir ateşkes için taraflara yaratıcı çözümler sunulması gerektiğini belirtti.
Sonuç: Proaktif liderlik ve uluslararası sorumluluk
Fidan, Türkiye ve İtalya’nın Akdeniz ile Kuzey Afrika’da güvenlik ve istikrar için birlikte proaktif liderlik üstlenmesi; düzensiz göçe, Afrika’ya yatırım ve uluslararası sistemin reformu konularında ortak çözümler üretmesi gerektiğini vurguladı. Bu çabaların yalnızca hükümetler düzeyinde değil, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarıyla da desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

