Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya

Özbek suzani geleneği: Rengarenk motiflerle kültürel miras yaşatılıyor

UNESCO mirası Özbek suzani nakışları, el emeğiyle üretilen rengarenk motifleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Ustalar, geleneği genç kuşaklara aktarıyor.

UNESCO mirası Özbek suzani nakışları, el emeğiyle üretilen rengarenk motifleriyle

Orta Asya’da yüzyıllardır kadınların evlerini süsleyen geleneksel Özbek nakışı, rengarenk motifleri ve sembolik desenleriyle kültürel kimliğin önemli bir simgesi olmaya devam ediyor.

UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alan suzani (iğne işi), Özbekistan’da özellikle çeyiz kültürünün vazgeçilmez parçaları arasında gösteriliyor.

Kadim desenler günümüzde de işleniyor

Nar, lale, karanfil, hayat ağacı ve güneş gibi bereket, gençlik ve yaşamı simgeleyen desenlerle bezenen suzani nakışları, kuşaktan kuşağa aktarılarak bugüne kadar ulaşmış durumda.

Son olarak İstanbul’daki bir festivalde eserlerini sergileyen Özbekistanlı sanatkâr Chuli Rakhimov, bu geleneği ailesiyle birlikte sürdürdüklerini söyledi.

“İpek böceğinden ipleri kendimiz üretiyoruz. Bu ipleri yaprak ve bitkilerden elde ettiğimiz doğal boyalarla renklendiriyoruz. Kumaşları da biz dokuyor, ardından desenleri işliyoruz.”

Rakhimov, ilhamı kadim Buhara suzanilerinden aldıklarını, desenlerde hiçbir değişiklik yapmadan geleneksel yöntemi koruduklarını belirtti.

“Amacımız bu sanatın unutulmaması”

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ustaların sayısının hızla azaldığını anlatan Rakhimov, “O dönem sadece 10 usta kalmıştı. Biz de onlardan biriyiz. Amacımız bu geleneği yaymak ve unutturmamak.” dedi.

Bugün Özbekistan’da çok sayıda gencin suzani nakışını öğrendiğini aktaran usta sanatkâr, Türkiye’den de öğrenciler yetiştirmenin önemli olduğunu vurguladı.

Suzani nakışlarıyla yorgan yüzü, yastık kılıfı, perde, şal ve giysi süsleri ürettiklerini belirten Rakhimov, Rusya ve Türkiye başta olmak üzere pek çok festivalde eserlerini tanıttıklarını ifade etti.

“Bu nakışlar çocuklarımıza miras kalacak”

Rakhimov’un eşi Obloberdieva Zukhro da, amaçlarının sanatı gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.

“Desenlerimiz büyük babaannelerimizden bu yana aynı teknikle işleniyor. Çocuklarımız da bu nakışı öğreniyor. İnşallah ülkemizde daha da yayılacak.”

Suzani nakışının zorluğuna dikkat çeken Zukhro, bir yastık kılıfının bile en az bir haftada tamamlandığını belirtti. Ayrıca işin yalnızca güneş ışığında yapılabildiğini, yağmurlu havalarda nakışın mümkün olmadığını aktardı.