Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Deniz Yücel, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, basın özgürlüğünden yargı bağımsızlığına, ekonomik sorunlardan belediye başkanlarına yönelik soruşturmalara kadar birçok konuda açıklama yaptı.
Tele1’e verilen yayın cezası
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), Tele1 Televizyonu’na 5 günlük ekran karartma cezası vermesine tepki gösteren Yücel, bu kararın muhalif medyaya karşı bir baskı aracı haline getirildiğini savundu.
“Biz bu zulmü tanıyoruz ama kabul etmiyoruz. Buna alışmayacağız. Demokrasinin olmazsa olmazı özgür basındır. Cumhuriyet Halk Partisi ise ülkemizde demokrasinin ve basın özgürlüğünün teminatıdır. Tele1’i karanlığa gömmek isteyenlere karşı Tele1 ailesinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.” dedi.
Menteşe Belediye Başkanı’na saldırı
Yücel, Muğla’nın Menteşe ilçesi Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın evine yanıcı madde atılmasını da kınadı. Saldırıyı lanetlediklerini belirten Yücel, “Başkanımıza ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Sorumlular hak ettikleri cezayı almalıdır.” ifadelerini kullandı.
Yargı bağımsızlığı ve İmamoğlu davası
Yeni adli yılın başlamasına değinen Yücel, yargı bağımsızlığının son yıllarda ciddi zarar gördüğünü savundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve bazı belediye bürokratlarının tutukluluğuna da dikkat çekerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“19 Mart’tan bu yana seçilmiş belediye başkanlarımız ve bürokratlarımız haksız, hukuksuz ve delilsiz iddialarla cezaevinde tutuluyor. Yargı gücünün zorbaca kullanılmasıyla adalet duygusu temelinden sarsılmıştır. Bu zulmü kabul etmiyoruz.”
Ekonomi ve memur maaşları
Ekonomiye dair de eleştirilerde bulunan Yücel, açlık ve yoksulluk sınırının her ay yükseldiğini, yapılan maaş artışlarının memur ve emekliler için yeterli olmadığını söyledi. CHP Sözcüsü, iktidar değiştiğinde çalışanların hak ettikleri koşullara kavuşacaklarını dile getirdi.

