MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Erzurum’da düzenlenen “Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” kapsamında konuştu. Kazım Karabekir Spor Salonu’ndaki toplantıya Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Gümüşhane, Rize, Trabzon ve Tunceli teşkilatlarının da katıldığını belirten Yalçın, projenin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle hayata geçirildiğini söyledi.
“Milli Devlet Sürecinde Önemli Aşama”
Yalçın, “Terörsüz Türkiye” adımının, “Türkiye Yüzyılı” hedefinin yanı sıra milli devlet sürecinin tamamlanmasında kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Projenin, mevcut düzenin olgunlaşması ve milli birliğin pekişmesi anlamına geldiğini belirten Yalçın, “Bu proje bir değişim değil, mevcut halin kemale ermesidir” dedi.
“Pazarlık ve Taviz Söz Konusu Değil”
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının herhangi bir taviz veya söz verilerek şekillenmediğini ifade eden Yalçın, Anayasa’nın ilk dört maddesinden geri adım atılmayacağını söyledi. Terör örgütünün silah bırakmasının önemli bir sonuç olduğunu ancak sürecin zaman alacağını kaydetti.
Toplumsal Destek ve Entegrasyon
Yalçın, terör örgütüyle doğrudan suça karışmamış kişilerin topluma kazandırılması için uygun şartların oluşturulması gerektiğini dile getirdi. “Terörsüz Türkiye”nin Türk toplumunun tüm kesimlerince desteklendiğini belirten Yalçın, “Genel Başkanımızın çağrısıyla ok hedefi 12’den vurmuştur” ifadelerini kullandı.
Muhalefete Eleştiri
Gazze’deki İsrail saldırılarını kınayan Yalçın, “Terörsüz Türkiye” sürecine karşı çıkan bazı politikacıların söylemlerinin İsrail’in politikalarıyla örtüştüğünü savundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i Filistin üzerinden Cumhurbaşkanı’nı haksız şekilde eleştirmekle suçlayan Yalçın, “Muhalefet, terörist İsrail ile kötü niyette ittifak etmiştir” dedi.
“Türk Toplumuna İlaç Gibi”
Yalçın, “Terörsüz Türkiye” hamlesinin Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken toplumun birlik ve kardeşlik ruhunu pekiştirdiğini ifade etti. Bu projenin sadece iç mesele değil, bölgesel ve küresel gelişmelerle de bağlantılı olduğunu belirtti.

